Ben en çok da senin hayallerini sevdim
Mesele senin güzelliğin değildi gök yüzlüm
Senin de düşlerinde bir İstanbul vardı
Böyle uzundan uzadıya sultanahmet
Topkapı , Süleymaniye , boğaz köprüsü
Hele bir de iğne atsan yere düşmez
Vazgeçmek mi daha kötü kaybetmek mi
Mesela bir çocuk düşünün oyuncağını kaybetmiş
Yada oyun oynamaktan vazgeçmiş
Vazgeçmektir heralde daha vahimi
Mesela yolunu kaybetmiş bir garip
Ama daha yoldan vazgeçmemiş
İnsan
O ki
Yalnızlığı ararken daha çok kaybolur
Neyi isterse tam tersi vuku bulur
Son olur derin istekler
Hayaller sıra sıra beklerken sevda kuyruklarında
Yanlış yerden baktık hayata
Hep yanlış tarafta durduk
Yanlış bağladık hep
Ayakkabılarımızın bağcıklarını
Hep yanlış yüreklerde gezdirdi
Olsun
İstemiyorum böyle yaşamak
Işıkları sönsün arabaların
Kesilsin elektriği evlerin
Yıkılsın gökdelen taşlar
İnsandan büyük ne var
Zaman git gide yaklaşıyor
Git gide sana ayrılan zamanın tekrardan miladına gelmiş bulunmaktayız
Hatta çok yakınız
Sonrasında yaşanacak bütün karanlıklara
Asıl şimdi tam zamanı
Konuşulacak olan ne varsa
Yaprak döküyorum
Güzün verdiği yetkiye dayanarak
Bahardan vazgeçtim
Dallarımda bıçak yarası
Kollarımı budamışlar
Gölgesini kesmişler gövdemin
Nerde kaldı mutlu günler
Çaresizlik hep mi kapida bekler
Hani nerde keşke dediğimiz dünler
Actim kapıları tüm hayallerime
Nereye gitmek istiyorlarsa gitsinler
Yükler taşınır bir şekilde
Trenle taşınır
Palet palet taşınır
Kamyon kamyon karoserle
Ama taşınıverir bir şeklide
İster ki yükler hafif olsun
Herşeyin bir yuvası vardır
Çiçeğin yuvası toprak
Havanın yuvası gökyüzü
Sevginin yuvası kalp
Hislerin yuvası duygular
Duysalar bu dediklerimi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!