Son kez tut gitmeden önce ellerimi
Hiç olmazsa kalbimde yaran kalmaz
İşine gücüne terkettik sevgiyi
Benden uzaklaştığın her adıma yürek dayanmaz
Yer bitirir bu düşünceler beynimi
Ne de güzeldi senin atölyendeki çıraklık günlerim
Ve alet çantamın sen bölümüne
Bir demet gül bırakarak gidiyorum
Yüzümde nur ve öyle mahrur
Ne de güzeldi zamanında zaman
İçerim yine bugün ya tutamam da gizlerim seni
Kan torbası ölüm pek az görüş mesafesi
Duyulur gidiş göz göre göre ses keser sesi
Bileklerinden akarken düşer akla zehirli mevsimler
Bir umuttu,unuttum ve unuttuklarım nicedir
Ufuklar,uğultulu karanlık
Kızarandır gözlerim
Kızgın demirlerle dağlanan
Şafaklar, uykulu hazanlık
Sararandır bedenim
Dargın,kalplerde unutulan
Ne yaptıysam olmadı
Gitti bir gece ansızın
Ne sitem ne hüzün kalmadı
Ben yokken güldüğün an başlar sızım
Enikonu düşünmeden kalmayı
Bir gözün
Hem bu kadar ölüm saçıp
Hem şairane çağrışımlar
Yaptığına hangi kul şahit oldu bilemem
Çünkü senin kalbin
Son veda bu,tıpkı ağaçların dallarına vuran
Ay ışığı gibi
Belki kaynağı başka yerden ama
Oldukça güçlü ve kuvvetli
Bizi ayırabilecek kadar
Aşkla süslenen çicekler gibi sevdamız
Veda ediyorum son serseri şansıma
Sinsi aşkta saklanıyor kalbimdeki sefa
Son bir kez bakmak gözlerine derin uçurum
Söyle uçurumdaki talihsiz kar tanesine dokunmasın sana
Heba ediyorum umutlarımı aynadaki yağmura
Yüreğimize değmesin kar tanesi
Üşümesin kalplerimiz
Bitmesin hiç aşkımız
Söyle ellerine bırakmasınlar beni
Birazdan kudurur içimdeki deniz
Üzüldüğünü duyunca
Bir temiz yaprağı doldurabilmek için
Düşüncelerimi satır aralarına sığdırdım
Gecenin zifiri karanlığına
Apaydın mürekkep yağdırdım
Sözlerini nakış nakış işlediğin kalbime




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!