Çiçeği susuz bırakırsan kurur,
Aşırı sularsan da çürür.
Sulayana bağlıdır, ya onu soldurur sonra da öldürür.
Ya da yeşillendirir sonra çiçeklendirir.
İnsanoğlu gibi, çiçek de fazla su ile boğulur. Gereksiz ilgi zararlıdır, tüm canlıları soğutur.
Ama sevgi toprak gibidir,
Beni dine hidayet ettiysen
Biliyorum ki beni seviyorsun Rabbim,
Salih kullarının arasına kattın beni Rabbim.
Zor günlerle, imtihanlarla sınadıysan
Biliyorum ki beni seviyorsun Rabbim,
Gurbet ellerde kaldım,yokluğun yüzüme vurdu!
Sevdamın acısı çığlık çığlığa döküldü.
Gözlerim boşluğa bakıp kaybolan sevgini düşündü.
Seni özledim her gece, yıldızlara söz verdim.
Sonsuzluğa sığınmış gönlümü gökyüzüne serdim.
Yine de yalnızdım, sensizliğin karanlığına gömüldüm.
Susarım bazen, içimdeki derin duyguları gizlerim,
Sessizlikte saklıdır en büyük mutluluklarım.
Aşk beni sükunete iter, kalbimde ağlarım,
Bakışlarla anlatırım binlerce kelimenin ötesini.
Sanki Umut, hayallerde çizilen öyle bir tablo ki
Gidilmesi mümkün olmayan bir ülkenin manzarası gibi
Düşlerinizin duvarlarını süsler sadece
Her baktığınızda üzülesiniz diye...
Duvarda asılı eski bir takvim gibisin,
Her gün biraz daha sessiz ve derin.
Haftalar geçti, inceldi yaprakların,
Aylar vurdukça sarardı anıların.
Bir özel gün diye koparıldın bir zaman,
Dünün hatırasıydın, belki herkese sıradan.
Eski bir takvim yaprağı gibisin,
Aylar vurdukça sarardı rengin.
Bir bahar sabahı koparıldın duvardan,
Bir günün hatırasıydın herkese sıradan.
Hâlâ taşırım anılarını içimde sessizce,
Bazı tarihler silinmez geçse de senelerce.
Sen geldin de tüm güzelliklerin anlamı tamamlandı kalbimde,
Ve ben anladım ki senden önce mutluluğu tam anlamıyla tatmamışım.
Aslında ben, sen gelmeden seni kendimden de fazla tanıyor gibiymişim.
Belki bu nedenle tanımadığım seni bu kadar seneler beklemişim.
O gözlerin tatlı telaşı, masum bakışları,
Birlikte geçirdiğimiz her anı, her dakikası
Önümüze serilir o büyülü dünyası.
Sanki o anılar yeniden canlanır, gönlümüzde titrer,
Hatıraların sessiz hikayeleri, geçmişin acılarını taşır.
Asırlardır bu dünyadan nice Arzu ve Kamberler gelip geçti.
Herkes aşkı farklı hissetti ve değişik yaşadı,
Biz aşkı şiire, sözlere, sessizliğe, yalnızlığa vurduk ama asla isyana etmedik.
Alın yazımızdır dedik sabredip şükrettik.
Yine de acizane sitemkar mısralar dökülür durur kalemimizden,
Ama asla bu aşka değil bizzat sebep olana.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!