Mihrabına yüz sürsem ibadet eder gibi
Öylece canım versem sana vuslattır sanki
Ellerim ellerinde gözlerim gözlerinde
Cehennem narı bile kokar bana gül gibi
Gözlerimin yaşı durmaz akıyor
Muhtacım aşkına muhtacım sana
Kalbimi hasretin acın yakıyor
Muhtacım aşkına muhtacım sana
Aşkımın kıyısı yok, çıkmaz sahile
Coşkulu coşkulu akar giderim,
Ne olur söyleme bana, güle güle
Müsaade et, sen sevme ben seveyim.
Her şeyini koymuşsundur ortaya bu sevda için
Sırtından oluk oluk ter akmıştır mutluluk yolunda
Sarılmışsındır ana şefkati sandığın kollara
Düşmüşsündür peşine gidiyorsun sanki cennete
Çocuksu bir sevgiyle saf ve temiz severken
Ne söylesem ne yazsam bilemedim
Nasıl anlatsam, öylesine büyük bir aşkın bittiğini
Dilim nasıl söyler, kalemim nasıl yazar
Neresinden başlasam bilmem ki.
Gördüğüm günden beri yaş dinmez gözlerimde
Yaşanmaz oldu dünyam uçup gitti huzurum
Hiç durmadan arayıp şu ömrümü versem de
Senin gibi birini söyle nasıl bulurum
Sızlayan kalbime sözüm geçmiyor
Derdimin dermanı olsan ne çıkar
Gözlerim bir başka güzel görmüyor
İçime aşkınla dolsan ne çıkar
Aşkımı suya değil yüreğime yazdım
Sığ sulardan geçtim, okyanuslarda yüzdüm
Sensiz bir dakika bile duramaz iken
Ayrılık vurdu, kaderime mezar kazdım.
Kırdın dallarımı yıktın dünyamı
Buymuş senin aşkın ne diyeyim ki
Tertemiz aşkımın yokmuş anlamı
Buymuş senin aşkın ne diyeyim ki
Ne gelir elimden küsmüşse kader
Hüznün şarabından içti şu gönlüm
Gülmedi hiç yüzüm oldum ben heder
Acılar içinde geçti şu ömrüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!