Ellili Yaş Şiiri - Halil Kumcu

Halil Kumcu
675

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Ellili Yaş

Yaşlılığın gençliği, o ellili yaşın başındasın;
Kalbin, bütün ağır yaraların limanı artık.
Sayılar, takvim yapraklarında bir bir çürümekte;
Gençliğin yaşlılığı ha bitti, ha bitecek; ne yazık!

Hesapsızca ağladığın o uykusuz geceler...
Heyhat! Bu kışın ardı beklediğin bahar değil.
Duy artık yaşlılığın o mağrur hüznünü ey gönül;
Çizgiler sadece yüzünde, sakın sanma kalbinde değil.

Gittikçe artıyor yorgunluğun, dizlerinde derman az,
Ömrün, her nefeste biraz daha derinden kesiliyor.
Bak şu hayatın o acımasız ve komik oyununa;
Bedenin çökerken, ruhun inadına gençleşiyor.

Dünyayı değiştiremeyeceğini nihayet öğrendin,
Bırak artık, sayma geçen yıllardaki yorgun yaşını.
Nasıl da dalıp dalıp gidiyor gözlerin o keşkelere;
Kırdı bir bir, baharda gelen kışlar ömür dalını.

Şimdi aynalar yabancı, yollar yorgun, yolcu bitkin,
İçimde sönmeyen o eski yangınların külleri...
Ellinci kapıdan geçerken anladım ki ey hayat;
En güzel yalanmış, meşhur gençlik hayalleri.

Şiirden geriye kalan satırlar:

•Elli yaş, hayalleri değil; hesapları azaltır.
•Yıllar yüzüne yazılır, pişmanlık kalbine.
•Beden yorulur; ruh inadına direnir.
•Zaman hızlanmadı; sen yavaşladın.
•Kaybettiklerine değil, neden kaybettiğine üzülürsün artık.
•Aşk bile değişir; ateş olmaktan çıkıp sızıya dönüşür.
•Yıllar yüzüne çizgi çeker; aklına netlik.

13 Mayıs 2020 / Çarşamba / Ankara

Halil Kumcu
Kayıt Tarihi : 14.02.2025 16:42:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


"Zamanın gölgesinde kaybolan her an, yüreğimizde bir iz bırakır. Ne kadar silmek istesek de, hatıralar asla silinmez."

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!