güldüğün her insanın hikayesi, bir destan olarak karşına çıkar.
İnsanoğlu dünyanın mizacını ve nizamını ters düz ederek asıl kıyameti kopardı
Koşmak istiyorum,delice koşmak.Ayağımın son raddesine kadar koşmak...
Bir at ,bir tay yahut bir çita misali koşmak...
Yoluma,yazgıma varmak adına sadece koşmak...
Dünyayı ayaklarımın altına alıyorum.Yetişmek için koşuyorum.
Tam varacakken aniden irkiliyorum,daha fazla adım atamıyorum.Bir el dürtüyor beni,"daha fazla gitmene imkan yok"
Haykırıp ağlıyorum ama kimse duymuyor.
Ey kutsal mabed!
Ayağımdaki bağı çöz ki gönlünün bağına hicret eden muhacir olayım...
Bir kuşun kanadına takılsa da ruhum göç etsek şu diyarlardan .Kuş bulduğu yemin
mutluğuna kavuşur.Ben ruhumun özgürlüğüne kavuşurum.
Efendim insana değil insanlığa Hasret kalmışız.bize şekil değil mahiyet lazım.
Saftık çocuktuk
Yeryüzündeki uğur böceklerini işaret parmağımıza bırakıp uç uç uğur böceğim
tekerlemesini söylerdik.İçimizden dileğimizi tutup uğur böceğin istediğimiz hediyeyi
getireceğine inanırdık
Çocuktuk işte.saftık
Gökyüzünde bize ait olduğunu sandığımız bir yıldızımız vardı.Geceleri dama çıkınca
Kırılmış her tarafa saçılmış bir mıknatısım ben
Bir parçam Avrupa'yı çeker
Bir parçam Asya'yı çeker
Bir parçam kutsal toprakları çeker
Bir lahza canım sana feda olsun ya Resulullah hissi
Bir lahza özgürüm, açılıp saçılırım des dur vesvesesi
İzi kalmış acılardan, yaralardan bir gemi
Rüzgar yaraların sillesini vurur yüzüme gitmem gerek bırakın beni
yaralar sarmaşık misali sardı tüm yelkenimi
İnceden inceye yalnızlık yağmuru yağar sırılsıklam bırakır her seveni
Gitmek zorun ötesi kalmak gitmenin gölgesi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!