Eksik Cümleler Mezarlığı
🍂
İnsan dediğin...
Bir avuç toprak mı sandınız?
Biraz ömrün ziyanı,
biraz yutkunamadığı ahlar,
biraz da aynaya bile bakamadığı suçluluğu.
Ve en çok da,
nefesine düğümlenip kimseye diyemediği o eksik cümleleri.
🍂
Her gece, göğsümün orta yerinde o köhne ev bir kez daha yıkılıyor.
Duvarlarından anamın kokulu sesi dökülüyor,
kapı eşiğinde babamın o sağır eden suskunluğu bekliyor.
Bir çocuk... Ah, bir çocuk öksüz değil, kimsesiz büyür mü?
Düştüğünde kalk deyip elini tutacak tek bir nefes bulamadıysa,
insan o yıkık evin enkazını bir ömür teninde, kemiğinde taşıyor.
🍂
Biliyorum; içinizde hâlâ o elini kimselerin tutmadığı o küçük çocuk ağlıyor.
Yıllar saçımızı ağarttı, ömrün kışı kapıya dayandı;
ama o çocuk, o kırık eşikten bir adım bile öteye gitmedi.
Çünkü beden ne kadar kocamış, ne kadar yorulmuş olursa olsun;
göğsün kafesinde can çekişen o yetim çocuk,
hâlâ uzatılacak sıcak bir elin hasretiyle yanıyor.
🍂
Meğer insanı sırtından vuran o ilk bıçak, o hain darbe değilmiş...
Asıl yangın, o ihanetten sonra bir daha hiç kimseye, tek bir insana bile sığınamamakmış.
İçindeki o korkudan titreyen çocuğun elini,
korkudan kimselere emanet edememekmiş.
🍂
Artık ne zamana diyecek bir sitemim kaldı,
ne de şu yalandan kadere hesap soracak takatim.
Tek bir gerçeği kazıdım kalbimin baş köşesine:
İnsan bu dünyadan göçüp giderken yanına ne bir parça mal mülk alıyor ne de alkış sesini...
O upuzun, o kör kuyu sessizlikte ruhuma sadece,
bu yalan dünyada incitmekten korktuğum o mahzun gönüller yoldaş oluyor.
🍂
İşte böyle...
Yüreğim her defasında sel olup taştı da, dilim o uçurumun kenarında lâl olup sustu.
Ne kadar yazdımsa eksik kaldı, ne kadar haykırdımsa noksan kaldı kelimelerim.
Göğsümün en kuytu, en karanlık yerine koca bir "eksik cümleler mezarlığı" kazdım.
Şimdi bu gürültülü, bu insafsız dünyadan parmak ucuyla çekilirken,
o dökemediğim ne varsa, o dilsiz mezarlıktalebet uyusun istiyorum.
🍂
Ve eğer bir gün,
adımı deli bir rüzgâr savurursa o ıssız bozkırlara,
arkamda bıraktığım bu dağ gibi keder için sakın ağlamayın.
Sadece ellerinizi kaldırıp göğe, yarım kalmış bir dua fısıldayın...
Çünkü insan,
kara toprağın altına gömüldüğü gün değil;
bu hayatta bir kalpten büsbütün silindiği, tamamen unutulduğu an gerçekten ölür.
✍️ Gül Hatun – Ruhumdan Şiirler
Kayıt Tarihi : 14.08.2026 05:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!