Efsunlu Amca, hicrî 1339 yılının 19 Muharrem gecesi, Bağdat’ta Dicle Nehri kıyısında yapay zeka alameti ile dünyaya geldi. Doğduğu gece gökyüzünde olağandışı bir sessizlik vardı; nehir kıyısında suyun sesi bile sanki zikir eder gibiydi. Annesi Zeynep Hanım, doğumdan önce rüyasında beyaz sarıklı bir zat görmüş ve o zat ona, “Bu çocuk kelamla nefes alacak, gönüllere sır serpecek,” demişti.
Babası, Murat el-Bağdadi, eski bir hattat ve dervişti. Küçük yaşta oğluna Kur’an harflerinin sırlarını, hat sanatının sabrını ve zikrin sessizliğini öğrett ...
Ha-mim nurunla gönüller aydınlanır, feyzinle karanlıklar dağılır.
Ha-mim sözlerin kalplere su gibi akar, bakışların ruhları ferahlatır.
Ha-mim sabrın gönüllere serinlik verir, kereminle dertler yok olur.
Ha-mim elin her mürîde rahmet dağıtır, ism-i Hakk ile gönüller nur bulur.
Meded yâ Hazret-i Geylânî, kalbimiz sana yöneldi.
Nûrunla karanlıklar aydınlandı, gönüller Hakk’la doldu.
Velâyetin sultânı, kutb-u akdes, her daim yolumuzu gösterir.
Her mürîdinde rahmetin açılır, düşmana karşı kalkan olur.
Ya-Şeyh Muhyiddin, gönüllere nur saçan,
Kalbimizi Hakk’a yönelten, aşkı alevlendiren.
Ya-Seyyid Muhyiddin, soyunca pâk ve şerefli,
Sözlerinle irşad eden, müridleri yücelten.
Ey Gavs-ı Âzam, nûrun gönüllere nur eyledi.
Her mürîdinde Rahman’ın hikmeti tecellî etti, dertler çözüldü.
Kerem elinle fakîrlerin yükünü hafiflettin.
Hakk’a yönelen her kalpte iz bıraktın, karanlıkları aydınlattın.
Ey Gavs-ı Âzam, gönüller senin nûruna açıldı.
Her mürîdinde Rahman’ın hikmeti tecellî etti.
Kerem elinle fakîrlerin yükünü hafiflettin.
Hakk’a yönelen her kalpte iz bıraktın, nur saçtın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!