Gidiyorum, için için yanarak,
Gün be gün içimde büyür ecelim.
Dalıyorum uzaklara, ıpıslak,
Gönül gözüme gözüktü ecelim.
Hasretinden bedenim paramparça,
Savruldu küllerim karlı dağlara.
Gelirim, bekle, toz gibi olsam da,
Dört kara duvar düşümde ecelim.
Nasıl da aradı, sevdi dizlerim?
Yitik yıllarımı sildi zannettim.
Yarım bir hikâyede can kesiğim,
Gel, kurtul prangalarından ecelim.
Ot bitmez, yaram üstünde tortusu,
İnceden tutuşmuş sevda kokusu.
Ne kanar, ne kabuk bağlar doğrusu,
Vuslat tüttü, ah vah etme ecelim.
Yaş denilen durak: kara toprağım,
Kapat gözlerini de buluşalım.
“La ilahe illallah” der varlığım,
Efsunlu öğlen vaktinde ecelim.
Şarkılar yarıda kaldı, gençlik de,
Sen orada, ben burada gurbette.
Bir bahane bulup da gel dönüşte,
Adına “baş ağrısı” de ecelim.
Halilî gönlünde hep hüzün saklar,
Her bir vedada yürek buruk ağlar.
Gözlerindeki yaşlarla vururlar,
Sessizce içime çöker ecelim.
📍Şair Notu: Bu şiir, insanın içindeki en kadim hakikatiyle —ölümle— yüzleşmesinin sessiz ve derin bir yankısıdır. “Ecelim”, yalnızca bir sona değil; bir kabullenişe, bir vedaya, bir vuslat arzusuna yazılmıştır. Her mısrada hem içsel bir çözülüş, hem de ruhun son durağındaki teslimiyet vardır. Korkuyla değil, bilgelikle yaklaşan bir sesin izinde, ecelin gölgesiyle konuşulmuş bu dizeler; yaşamla ölüm arasında asılı kalmış yorgun bir gönlün dualı fısıltısıdır.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Kimi zaman ölüm, bir son değil; vuslata çıkan tek yoldur.
•Her doğan gün, ecelin gölgesinde başlar.
09 Mayıs 2013 / Saat: 21:06 / Perşembe / Bartın
Halil Kumcu
Kayıt Tarihi : 6.02.2025 17:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Ecel, zamanla büyüyen bir gölge; her adımda, biraz daha yaklaşır."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!