03 Ocak 2013 Perşembe 06:19:04
Düşünen Düşünürlerin Düş Ürünleri ile ANADOLU İÇİN YÜRÜMEK! .
= 000.006 =
Düşünen Düşünürlerin Düş Ürünleri ile ANADOLU’DA İLERLEMEK! .
Paylaşımın Verimliliğinde; Her İnsan Özverisi ile Anılıyor! .
..
Bir çizgi çizdim, oturup bilge susumuyla susacağım
Gerçek ile düş arası ütopik hayallere dalacağım
Birikmiş öfkemi, hayal kırıklarımı da saklayacağım
Ne düşte kalabileceğim ne de hayata döneceğim
Arafın hangi evresinde kalırım, kim bilir hangi düş
Kah gözlerimden süzülen yaş uyandıracak gibi beni
Kah uçurumdan düşüp kendime gelecekmişim gibi
..
Yapraklar turuncuya çalıyor gezdiğim sokaklarda. Rüzgara direnecek, savrulmayacak zamanları çoktan geride bıraktılar. Üstüne üstlük yağmurda eklenince iyiden iyiye basılası oldular yollarda. Üşüyor ağaçlar. Geceler biraz sakin ama sıcak değil artık. Üstümde hırkam, kollarımı yalnızlığa dolayıp, başım önde Arnavut kaldırımlı taşlara topuğum girmesin diye dikkatle yürürken sesini dinliyorum yitik bir İstanbul semtinin. Köşe başları sanki yol tutmuş, seni bekliyor. Birini görüyorum sonra eski bir akşama dokunuyor. Sahi sızılar geçer miydi. Dudak arası gülümsemem görünüyor vitrinin aynasında.
Yanımdakilerin varlığına iştirak edemeden yürüyorum şimdi gece yarısına az kala. Dönüp durduğum yerlerde senli cümleleri fark ediyorum sadece. Aslında zihnimin tümden sen oluşunu gizlemek kolay, istemiyorum. Gerçeğin içinde bir düş gezgini gibiyim. Burnuma bir su kokusu çekiyorum, eskilerden. Hani havuzların doluşuna eşlik eden sesle birlikte bir koku yayılırya havaya biraz klorlu, biraz iyotumsu. Geriletiyor bu koku aşkı ruhun eşini aramak olarak öğrendiğim zamanlara. O gün bugündür derviş misali yollarda olan bedenim seni buldu ve durdu.
İşte yaprakların yeni bir bahara kadar toprağa döndüğü bu mevsim ben de kendimi dinlemek için içime döndüm. Ne gerçeğim ya da neydi hayal dediklerim. Kolu içine kaçmış bir gömlek gibi tutunacak ve dışarıya çıkaracak birine kadar kaçağım dünyadan. Kim deme, sahibine yazdığım yazıların sahibisin işte. Bir kış uykusu benimki belki de. Şöyle serin bir kuytuda, başıma yorganımı çekmiş, daldığım heyecanlı rüyaların tadıyla ağzımın biraz suyu akmış huzurlu uykudayım. Elimde aşkın bir kereliğini doğrulayan yarısına vardığım kitabım, düştü düşecek. Rüyama dışardan gelen hüzünlü şarkılar eşliğinde terk edilmiş iç dünyamdayım. Rüyam ne gerçeğim ne terazimin kantarı bozulmuş, karışmış. Kahraman diye seçtiğim sensin düş bahçemde yine.
Okuduğum bir yazı geliyor aklıma. Hani akrepler tek başına gezmezler aslında tek gibi görünseler de dışarıya. Oldu da es kaza öldü birisi diğeri gelir ardından eşini almaya. İşte aşk da akrep misali galiba. Yine de öldürmeden alsan beni yanına. Sahi akrepler aşık olur mu acaba. Düşümden uyandığımda gerçeğim kalacak sen dediğim ateş çemberi olsa da etrafımda. Sağlamsa bana uzattığın el tutunurum, çıkarım hayata. Özgürlüğüm belki sevgim kadar. Aşkımın karşılığı tutunamamaksa o zaman akrep misali sokarım kendimi ateş çemberi daraldığında. Düşümle gerçeğim yine karışır ama sevinirim. Bilirim tek başına kalamazsın yokluğumda.
..
03 Ocak 2013 Perşembe 04:25:33
Düşünen Düşünürlerin Düş Ürünleri ile ANADOLU İÇİN YÜRÜMEK! .
= 000.003 =
Düşünen Düşünürlerin Düş Ürünleri ile ANADOLU’DA İLERLEMEK! .
Paylaşımın Verimliliğinde; Her İnsan Özverisi ile Anılıyor! .
..
Aşk
Emek
Özgürlük
Ve
Yaşam
Eski ancak yepyeni kalabilen
..
Bazen sahip olmak gerekir
Bazense sahip olunmak
Bazen bir düş görmek
Bazense o düş olmak
Bazen bir hayal kurmak
Bazense kendi ellerinle, hayalini yıkmak
Yaşam bu ya, hep bazen
..
her düş kendi gerçeğinin duvarına yaslanır
üşür yalnızlığında-sağnaklarında ıslanır
hep bir şeyler bekler
bir şeyler erteler
çizmediği bir ömrün haritasında
bütün sularında keder
her düş kendi bekleyişinde paslanır
..
Acım yankı yankı kulaklarımda
Ben erimekteyim göremiyorsun
Israr ediyorum tüm haklarımda
İsyanıma göğüs geremiyorsun
Hep böyle barışıp darılalım mı
Sarmaşıklar gibi sarılalım mı
..
meşgalelerimin tüm yanıtları hiçlik!
tüm yanıkları
tüm bırakıtları..
bi düş taciri! yim hayatta
düş'te tanrı...
sözcük arası ünlemler tüketen insan kılığı
..
Ömrüm bahar idi, gitti kış oldum
Arsızlığa vurdum, içtim keş oldum
Ruh bedenden uçtu kurda leş oldum
Mezar bulamadım gayrı düş oldum.
Bu yalan dünyadan geldimde gectim
Bu acı kaderi ben kendim seçtim
..
Ağır aksak adımlar kapatsın yaralarını yeryüzünün,
Titreyen ellerin ardına düşmesin umudun bekçiliği
Arda düşenler de görmesin kendine çekilen toprakları;
Susuz, aç, yangın görmüş kabuklu toprakları
Hava dolaşsın, kalsın kuraklık yarı aralı
Su dolsun artık n'olur, kurumuş gölgesiz yurtlara.
..
Bir düş kurdum düş
Kalmadı aç açık
Sadece duaya
Kaldı el avuç açık
...........
Savaşı şöyle dursun
..
guzine bir sobanın üzerinde ısınan semaver suyu ile duş almaktan aşırı bi şekilde zevk alan..katledilen çoğu deniz canlısı ile uzaktan yakından hiç bi alakası olmayan.. eski futbolcuların şortlarının kısalığı dikkatini celbeden..çekiç örs üzengi kemiklerinden örsü yaşıtlarından yıllar önce kendi ayakkabı dükkanlarında tanıyan..ve her eminönü inişlerinde bir teyzoğlu muhabbetine hasret kalıp ve bunu çoğu zaman ney çalan bir istanbul bedesteninde sütlü kahve içiminde giderebilen adam..
..
içtiğim zaman seni bile bir başka adam gibi görüyor gözlerim..ve kalbim beynimle bir olup seni kovuyor dilimden..sana küfretmiyorum, senin için ağlamıyorum ve düş kırıklıklarımın arasına seni düşünerek bir yenisini eklemiyorum..evet kafam güzelken sen benim oluyorsun, ben tüm çıplaklığımla başka sevişmelerin..ve gebe kalıyorum, milyonlarca sen doğuyor benden..
..
Tenime düş
Parçala hüznümü yağmur
Sırılsıklam olsun kırkınlığım
Islanırsa acımaz canım belki bu kadar
Tenime düş yağmur
Gözlerimden ak sakallarıma
..
Hadi bir düş sun yüreğime
zemheri ayazda düşelim çıplak ayak yollara
aşk içimizi ısıtsın yanalım dönüşelim kora
...ve...
biriken ne varsa yüreğimizde düşsün hara...
Hadi bir düş sun yüreğime
..
Allah'ın nimetleri size onun borcu mu?
Armut piş ağzıma düş tütsün burcu burcu mu?
..
ben;
düş kuruyordum..,
senli..benli...
ben;
düş görüyordum..,
benli..senli...
ben;
..
Gel gece gibi düş gözlerime. yıldızım ol sisli yüreğime. Özledim demek yetmiyor artık benliğime. Rüyalarıma değil hayallerime değil. Karşıma geçte bakayım gül suretine.Dualarımla umudum oldun. Geçmişle avunup sabrım oldun. Yakarışlarım sana değil kaderime. Karanlıklar İcinden çıkar kalbine. Gel artık gel hala bekliyorum yoksaaa benim sonum musun...
..
Kaderim kara sayfaya, kara yazı ile yazılmış.
Geçmişi silemiyor, geleceği göremiyorum.
Gönül denizimi, hep korsanlar sarmış,
Gerçek mi düş mü BEN DE bilemiyorum.
Yaralı yaralı, yol mu gidilir.
Bir yürek bu kadar mı yorulur, ezilir.
..



