Yaratan “Nankördür kulum” diyorsa,
Aşktan hoşgörüden söz edilir mi?
Kulak dedikodu seçip duyarsa,
Sevgiyle insana göz edilir mi?
Herkes kendince hep haklı durumda,
Böyle zamlanırsa mazot, alınmaz.
Kara sabanlarla süreriz elbet.
Efendi olduğum dilde bulunmaz.
İstenen defteri, düreriz elbet.
Efendi, dediler köle manalı,
Umudu yitirme mahşere çok var.
Mutlaka hâsılat biçilir, er geç.
Bir insanı bile kurtarmaktır kâr.
Dostluğun şerbeti içilir, er geç.
Dini yozlaştırdık, bildik töreyi.
Pir Sultan gölünde damla olmadan,
Giderken açıktır gözüm, şaşarım.
Fesadın gözünden nazar almadan,
Engelli hayatı bende yaşarım.
Kapalı kutuda cevher saklıydı.
Kadınlar hükümran olup çıkınca,
Meşhur oldu etek altı erkekler!
Gelenek; töreyi kökten yıkınca,
Rezil kaldı yatak altı erkekler!
Höt deyince dili yuttu bazısı,
Hakaret edeni cahil sanırdım,
Cahilin asılı yatağımdaymış!
Beslediğimi çok uslu tanırdım,
Azgının papazı otağımdaymış!
Besledim kargayı oydu gözümü,
Hayatın baharı geride kaldı,
Kışlar seni bekler ey harda gönlüm!
Açan çiçeklerim anında soldu,
Kuşlar seni bekler oy narda gönlüm!
Ezanlar dinlersin doğrulmaz belin,
Senin günahına girdik ey oğul!
Sen yokken de dünya yaşanmaz çöldü.
Kısa mutluluğa vardık duy oğul!
Sen yokken de halim taşınmaz haldi.
Çok hızlı geçti şu on sekiz yılın,
Hep taşlama şiir yazma diyorlar,
Doğadan, böcekten yazacakmışım.
İhanet edenler kazma diyorlar,
Aslımı bozarak yozacakmışım.
Efendi olunca aptal diyorlar,
Seni, çobanı da Allah yarattı.
Böylece dünyada denge sağladı.
Kendini bilmezler sonra kırıttı.
Arlı vatandaşlar, görüp ağladı.
Vücut satarak mı kazandın değer?
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!