Paşakapısı Cezaevi;
Ağırdan kapatırken demir kapılarını,
İçeride
Kader ağlarını örüyordu.
Burada
Hiç kimsenin farkı yok
Köşeye sıkıştırılmış
Kedi misali,
Kırık camları tırmalamaktadır
Yağmur.
Yaşam otobanının
Aşk noktasında,
Kurulmuşsun
İstanbul'un nadide tepesine.
Sarayburnu'nu, Haliç'i gözetirsin
İnceden inceye.
Hatıralar ve tarih
Yaşıyorlarken içinde,
Gel,
Gelmezi getirdi.
Gelmez,
Gitmezi bıraktı.
Gitmez,
Zamana aşık oldu.
Aşkım ve senin aranda kaldım.
Kendimden haberim yok.
Güneş batar ay görünürmüş,
Yakamozlarda hatıralar çok.
Pink-Ponk topuna çevirdin beni.
Ağır-aheste
Bazen de
Farkında olmadan
Çıktık bu yokuşu.
Bir şeyler fısıldar
Anlayamam
Sevilerin,
Üstündesin.
Renklere gülüşün
Bir başka.
Okuduğun
Her şarkı,
Galiz küfürleri,
Ağzındaki salyalarla bezeyen
Hüsran;
Bütün mahcubiyet duygularını
Ters yüz ediyor.
Giden heves-güveçlerimin,
Hey gidi
Asırlık Koca Çınar;
Kimler dibinde gölgelendi,
Kimlere
Neşe kaynağı oldun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!