Bilinmez kördüğümlerle
Yumaklanmışım.
Loş koridorlarda,
Saklanacak yer arıyorum.
Nafile çırpınışlar varken,
Çıkagelir yalnızlık
Kayalar çarpan
Azgın denizin dalgaları.
Aslında,
İyice tokatlar beni.
Aşkıma;
En katmerlice
Üzerime,
Yalnızlığın
Durdurulamaz silindiri
Geliyor.
Çaresizliğin
Gevrek kahkahaları,
Çıkmaz
Sokaklarda kaybettim
Aşkımı.
Renkler uçuştu,
Fırtınalar dindi.
Sarhoş eden,
Yılların;
Dayanılmaz ağırlığı var
Anılarımın üzerinde.
Ağlarken
Beyoğlunda terkettiğim
Çilli Sevdiğim
Prangalar
Sevdan
Zaman,
Üstüne tuz-biber yalnızlık.
Kaçmaya çalışırken
Boynu bükük
Sensizliğin
Vurunca bana;
Bulamam
Sığınacak bir yer.
Aç kabuslardır,
Umutlarımı, biçer-döğer.
Tam teçhizatlı
Hazır,
Savaş konumundayım;
Başımda çelik başlık,
Bir elimde
Asırlık çınarın içinde yuvalanmış, sırtı pek kurtçuğundur,
Görülmeyen tepetaklak dans edişlerinin resmi.
Hazan gelmiş, ortalıkta keyfe keder turalıyorken, Sonbahar ne yapsın.
Hey be umutlarım; dün yanımda adeta sırdaşımken, şimdi neden uzaklardasın.
Yutturmacalar-kandırmacalar senfonosini dinletemiyor felek, tanburu kırık.
Kılı kırk yaran, elleri nasırlı kocakarılara hasret kaldık.
Gün;
Işığı ile
Gülerken ufukta,
Güneş,
Es geçiyor penceremi.
Arayıp




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!