Alabildiğince
İhanet oklarına karşın,
Duygularım;
Dimdik ayakta kalır.
Dünyayı,
Bir tarafa attım.
Gece; (Şubat – 1987)
Bütün günahlardan içip,
Körkütük sarhoş ağırlığı ile buralara çullanıyorken,
Korkudan Tünel;
Kepenklerini çoktan indirip,
Yorganını çekmiştir üzerine.
İstanbul gibi çöktün üzerime.
Benliğini götürdün, duygularımın.
Bakarken
Sarayburnu'ndan öteye,
Gözbebeklerimde yalnızlığın,
Çok derin.
Huzur;
Sürat denemesi yaparcasına
Benden uzaklaşıyor.
Dağların,
Hışımla öksüz sevgileri tokatladığı yerde,
Kurtarıcı zaman nerede
Hasret şarkıları,
Çingene falları,
Bir de
Ayrılık rüzgarları.
Biçer-döğer misali
Dünyamdan geçtiler.
Vefasız yarim;
Sende hiç kabahat yok.
Ne olduysa
Benim yüzümdendir.
Bu sevgiyi
Büyütüp,
İstemiyerek
Geldik dünyaya.
Kah güldük
Zaman zaman,
Kah ağladık.
Hırs ve isteklerle
İğne
Deliğinden
Geçiriyorsun beni.
Parçalanmış
Ayna kırıklarında,
Asılıdır anılar.
Gece;
Kirli dişleriyle
Bir ısırışta
Kapar,
Yalnızlığın sırtını.
Ve
Mutluluk koşuşturması
Çıkmaz bir sokakta
Sona erdi.
Duygular yorgun,
Aşk,
Sıtmalı hasta gibi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!