Issız çölün ortasında,
Aşk Kaktüsüne
Yaslanmış
Garip bir kovboyum.
Her gün
Çıkarım meydane.
Yanılgılarımdır;
Darmadağınık rüzgârların gölgesinde,
Bıldırcın yumurtalarını yemekte.
Didik-didik edip
Zaman;
Pelikan dosyasını incelemekte.
Akşam,
Siyah pelerinini
Örterken
Bu kentin üzerine,
Gecenin
Sarhoş naraları işitilir,
Seni
Yaşadım mı,
Kaybettim mi.
Bilinmez.
Kimlere teslim edip gittin,
Yarınlarımızı.
Sigara içmem,
Cebimde
Ne gezinirsin çakmak.
Bekarım,
Parmağımda yüzük.
Şekerden
Gelmedin;
Hatıralarımızı yastık,
Umutlarımızı
Yorgan yaptım.
Derin sevdanda uyuyorum.
Ne rüyalar gördüm,
Bağ Bozumu
Fırtınası başlıyor.
Günbatımının
Dayanılmaz çığlıkları,
Nerelere kaybolmuş
O güzelim
Zıpkınlanıyorken
Yarınlarım;
Zaman
Kaçıp gider.
Satın almıştır gün ışığını,
Geceler.
Yaslanıp
Yeşil yamaçlara,
Huzur kokan efsunlarla
Seyredersin beni.
Dalgaların,
Her daim
Hüzzam makamını,
Zevkle dinleyen Hüsran;
Bana haber salıp,
Masasında da
Yer ayırtmış.
Benden başkasını oturtmuyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!