Ne ocakta harı var, ne dumanı tüter de,
Bir garip nur parıldar, karanlık çöken yerde.
Dokunsan ten yakmaz, közü yoktur külü yok,
Lakin şu karanlıkta, güneşten de dili çok.
Kavgası yoktur onun, ne yakar ne yıkartır,
Liyakat yoksa başta, zulüm olur her işi,
Üstüne kuyruk sallar, altta ısırır işçi.
Sanma ki bu saltanat, böyle sürer gider de;
Hesap günü dökülür, ağzındaki her dişi!
NUR - AHMED - REHBER - GÜL
AHMED - SULTAN - SERVER DAL
REHBER - SERVER - HAKTAN YOL
GÜL - DAL - YOL - BAL
Söze bismillahla başlayalım usta,
Haramla beslenen, ruhu hep hasta.
Dili bal damlatır, yüreği pasta,
Beyler gördük, efendiler tanıdık.
İşçinin hakkını "nasip" diyerek,
Yusuf,yunus,yakup,nuh,ibrahimde ALLAH'ın kulu.
Temizdi kalpleri iman dolu.
Çekti çileyi kalkmadı MUHAMMED'in kolu.
Ölmekti biliyordu onunda sonu.
Yine bırakmadı doğru yolu.
Cenneti kazanmaktı azmin sonu.
Yanıyor yüreyim şu zemheride.
Söndürecek sevda bilmem nerede?
Su arama ırmakta,derede.
Bak kalbine varsa,söndürecek su orada!
Yanıyor yüreyim şu zemheride.
Zaman akar,su akar,
Yıldızlar akar,insan akarda.
Nereyedir bu dönüş,nereyedir bu akış?
Kaderin ezgileri alnımda nakış,nakış.
Gözlerde gizlidir bulut.aşka gelince yağar.
İnsanlar hep ölürde,gözler niye göğe bakar?
Topratan yaradılmış bir kişi.
Bir kitap gönderilmiş,birde müminlerin başı.
Müminleri sevindirmek tüm var edilenlerin işi.
Ağlamak,yanan yüreği söndürmek için istenir.
Gülmek,çekilen acıları dindirmek için istenir.
Beklenen hasret ateşini söndürmek için beklenir.
Ölüm allaha kavuşmak için istenir.
Ağlatan,güldüren,ayıran,kavuşturan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!