Saat dört on yedi, koptu kıyamet,
Betonun altında kaldı emanet.
Üşüyor umutlar, buz tutmuş niyet,
Karanlık boşlukta... Sesimi duyan var mı?
Ne şalter kâr eder, ne sağlam kaynak,
İnsanı kayaya çeviren nefrettir.
Çiçeği yeşerten sevgi ve şefkattir..
Adım,adım,karış karış gezsen şu alemi,
Herkes birde,yanlız birde birleşir.
Üfleyince israfil sur borusunu,
Herkes yine mahşerde birleşir
Dışarda kar yağsada yüreyim yanıyor.
Umudum kalmasada gözlerim seni arıyor.
Hayalini ben seni eller sarıyor.
Mutlumusun bilmem ama,bak dursun kan ağlıyor.
Yağan kar yüreyimi söndürmüyor.
Yanıyor yüreyim şu zemheride.
Söndürecek sevda bilmem nerede?
Su arama ırmakta,derede.
Bak kalbine varsa,söndürecek su orada!
Yanıyor yüreyim şu zemheride.
Gün yine devrildi,battı kapkara.
Bir yaprak misali düştü takvimden.
Bir gün daha koptu, ağlayan demden.
Açın gözünüzü, akşam iniyor,
Tabutun üstüne gölge biniyor
Zaman kör bir kuyu, akıl bir zindan,
Sensizlik bana cinnettir inan.
Madem o kirpiklerin darağacımdır,
Vur tekmeyi ey yâr, çilem tacımdır!
Bir yanda cehennem, bir yanda cennet,
Söze bismillahla başlayalım usta,
Haramla beslenen, ruhu hep hasta.
Dili bal damlatır, yüreği pasta,
Beyler gördük, efendiler tanıdık.
İşçinin hakkını nasip diyerek,
Yanan yürek nara döner, Ak deyi inler
Gönül kuşu Hakka konar, Hak deyi dinler
Güneş doğar gece söner, Işıklar tanlar
Can dediğin aşka yanar, Geçer bu anlar
Kuru toprak suya kanar, Kar ile dolar
Hayvan fıtratıyla yaşar günahı yoktur.
İnsan iradesiyle yaşar hesabı çoktur..!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!