Liyakat yoksa başta, zulüm olur her işi,
Üstüne kuyruk sallar, altta ısırır işçi.
Sanma ki bu saltanat, böyle sürer gider de;
Hesap günü dökülür, ağzındaki her dişi!
Zaman akar,su akar,
Yıldızlar akar,insan akarda.
Nereyedir bu dönüş,nereyedir bu akış?
Kaderin ezgileri alnımda nakış,nakış.
Gözlerde gizlidir bulut.aşka gelince yağar.
İnsanlar hep ölürde,gözler niye göğe bakar?
NUR - AHMED - REHBER - GÜL
AHMED - SULTAN - SERVER DAL
REHBER - SERVER - HAKTAN YOL
GÜL - DAL - YOL - BAL
Zor oyunu bozar derler, usta bilir işini,
Kilit vurmuş zalimler, sıkma boşa dişini.
Mantık ile çözülür, en çetin kördüğümler;
Topratan yaradılmış bir kişi.
Bir kitap gönderilmiş,birde müminlerin başı.
Müminleri sevindirmek tüm var edilenlerin işi.
Yusuf,yunus,yakup,nuh,ibrahimde ALLAH'ın kulu.
Temizdi kalpleri iman dolu.
Çekti çileyi kalkmadı MUHAMMED'in kolu.
Ölmekti biliyordu onunda sonu.
Yine bırakmadı doğru yolu.
Cenneti kazanmaktı azmin sonu.
Hırsının putuna secde edenler,
Maddenin kirinde kardeş oldular.
Hakikat ufkuna sırtın dönenler,
Yalanın burcunda kalleş oldular!
Kimi köşe kapar, sorsan ar eyler,
Küçük dünyasını haktan dar eyler,
Garibin terini pullu kâr eyler,
Yüzsüz maske, garibanın sırtında.
Sırtlan üşüşmüştür ekmek tasına,
Ne ocakta harı var, ne dumanı tüter de,
Bir garip nur parıldar, karanlık çöken yerde.
Dokunsan ten yakmaz, közü yoktur külü yok,
Lakin şu karanlıkta, güneşten de dili çok.
Kavgası yoktur onun, ne yakar ne yıkartır,
Gördüğüm ilk günden beri seni,
Halim perişan gönlüm bir deli.
Yokmu bu dertlerinde bir freni.
Gel sevdiğim bu muhabbet her insana rastlamaz.
Benim sevdam sevgiden ötesi.
Her gördüğüm güzelde fark ettiğim sensin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!