Hiç ötmeyen kırık sazdır,
Başa beladır kılkuyruk.
Halk müziği değil cazdır,
Başa beladır kılkuyruk.
Diyor ki herkese tosla,
Yalan dünyada gerçeği,
Kendini aşanlar bilir.
Çok mutlu geleceği,
Kendini aşanlar bilir.
Güzel güzel konuşmayı,
Bir tarafta iş derdi var,
Bir tarafta ekmek…
Bunca derdimiz varken,
Kolay mı doğrulup da yürümek?
'Dünyanın huzursuzluğu insanın kendim tanımayışından doğuyor '(s.4) .
'Kendisiyle anlaşamayan fertte ferdi buhran, birbirleriyle anlaşamayan fertlerin meydana getirdiği topluluklarda sosyal buhranlar meydana gelir'(s.5) .
'Saadeti sihirli sloganlarla değil, ilim namusu olan ilim adamlannın ilmi araştırmalarının tatbiki neticesinde elde edileceğini bilelim ve bu yola gidelim” (s.6) .
'Teşkilatlanarak devlet haline gelmiş güçlü bir milletin, zayıf milletler ve ülkeler üstünde saltanat kurması, oralar halkını ve topraklarını kendi hesabına çalıştırması. Kendine bağlı cemaat ve zümreler vücuda getirerek askeri, siyasi, iktisadi menfaatlerini daim geçerli kılması: Buna yuvarlak olarak emperyalizm denilebilir' (s. 7) .
'Tarih gösteriyor ki, gücü, rengi ve bahanesi ne olursa olsun, kuvvete dayalı olan emperyalizm geçicidir' (s. 9) .
'Kültür emperyalizmi, asırlar içinde, uzun bir tarih zarfında geliştirilen 'milli şahsiyeti' meydana getiren manevi ve mukaddes unsurların birer birer harcanıp tüketilerek başka kültür şahsiyetlerinin işgal ve istilasına terk edilmesidir' (s. 18) .
Yeri göğü anlatan,
Kur’an’dır bilin Kur’an.
Doğruyu hatırlatan,
Kur’an’dır bilin Kur’an.
Özümüzü güldüren,
'Edebiyatın anlamı içinde düşünüldüğünde, birleştirici, disiplinize edici, kollektifşuur oluşturucu ve bu şuuru aksiyona dönüştürücü olmak gibi birçok gücü vardır' (s.5)
'Milletlerin birlik ruhunu sağlamada edebiyat en önemli görevi üstlenir. Çünkü doğrudan ve tesirli olarak bir milletin duygularına, düşüncelerine, hayellerine, ülkülerine en iyi şekilde edebiyat tercüman olur' (s.7)
'Edebiyat, günlük dar ve fakir sınırları zorlayarak geniş ufuklar açar. Bu gücüyle de insan ve toplumların bir kısır döngü içerisinde kalma sınırlarını genişleterek, bütün meselelere 'günlük'çülük dışında, geniş zaman boyutlarının aralığında bakma imkânını bahşedip aynı zamanda tefekkürün kapılarını da aralar' (s.10)
Kuşlar tabiatın süsüdür.
Kuşlar doğanın neşesidir.
Kimisi heybetli, kimisi narin yapılıdır kuşların.
"bilig birle buldı mesel kökne yol" (Bilgi ile ğöğe yol bulunur.)
"kişen ol kişike bilig hem ukuş" ( Bilgi ve akıl insan için köstektir.)
" bilig kıymetini biliglig bilir" ( bilgilinin kıymetini bilgili bilir.)




-
Ali Kahveci
Tüm Yorumlarmerhaba hocam nasılsın nerelerdesin ???????????