Durdu ŞAHİN: Sayın Subaşı, siz şairi çok şiiri az bir topluma dönüştüğümüzün tartışıldığı şu günlerde, “Şiirden Şuura” adıyla bir deneme kitabı çıkardınız. Bu kitabın konularının tamamı da şiirle ilgili? Bu çalışmanız, “Kimlere şair demeliyiz? ” sorusuna cevap aramak için mi?
Muhsin İlyas SUBAŞI: Evet efendim. Aslında ben kimseye yol gösterecek ukalalık içinde değilim. Herkes yolunu kendi bilgi ve gayretiyle bulmalıdır. Biz, sadece bu aranan yol da bazı işaret noktalarına dikkat çekmek istedik. Doğrudur, şiiri çok ama şairi az bir toplumuz. Gerçekte, iyi şairler kolay yetişmiyor. Dikkat edin, belli bir noktaya çıkabilmiş şairin arkasından en az otuz yıl, kırk, hatta elli yıllık bir sabır ve gayret vardır. “Sabır ve Gayret”! ...Bizim genç şairlerimizin şiir vadisine girmek isteyenlerimizin çoğunlukla uzağında kaldıkları iki önemli işaret noktasıdır bunlar. “Sabır”ı burada başına gelenlere katlanmak anlamında düşünmüyoruz. Sabırla şiir dokusuna malzeme aramak anlamında düşünüyoruz. Genç şairlerimiz okumuyor! .. Genç şairlerimiz okuma gayreti, arama araştırma gayreti göstermiyor! .. Bakın, ben, “Şiir’den Şuura”yı yayımlarken hedef okuyucu olarak genç şairlerimiz ya da şair adaylarımızı düşündüm… Ne yazık ki, bunlar bu kitaba ilgi göstermediler. Hani herkes kendisini büyük görür ya, hani bir “erken kifayet duygusu” gibi bin handikabımız var ya. Daha bunu aşamamışız, bunun için, şairimiz bol ama şiirimiz maalesef azdır… Onun için bu kitap okunduğu zaman şair kendi kendine bu soruyu rahatlıkla sorabilir: “Ben gerçekten şair miyim, değil miyim? ” diye…
Durdu ŞAHİN: Peki, bu şair ve şiir enflasyonu bataklığından kurtulmanın bir yolu yok mudur?
Ağlaşırız, gülüşürüz,
Umutlarla görüşürüz,
Tâ yürekten konuşuruz,
Ne zaman bir lokma bulsak;
Kırk kişiyle bölüşürüz.
Bela geliyorum demez,
Sen bilip sezeceksin.
Varsa sayısız düşmanın,
Hep uyanık gezeceksin.
Yürüdün önüne baka baka,
Sakin ve kendi halinde,
Kendinle kavga ederek.
Yürüdün gözlerinin ucu,
Ayakuçlarına nazar eyleyerek.
Yürüdün ve gittin,
İlim güzel,
Fikir güzel,
Şükür güzel...
Güzelden anlamayana,
Güzellikten anlamayana,
Tükür güzel!
Hastası olanlara bulunmalı bir usta,
Ustası olmayanlar oluyor daim hasta.
Aklı olan, bilsin, duysun,
Vardır, birdir daim Allah.
Vakit varken hemen uysun,
Vardır, birdir daim Allah.
Cümle âlem sevinsin hep,
'Yahya Kemal, insan ruhu için daha engin bir ufkun bizzat ruh ufku olduğu neticesine varır' (s.4) .
'Hayat dar, ancak ufuk geniştir' (s.4) .
'Yahya Kemal, Servet-i Fünun şairleri gibi, Osmanlı Türkçe'si ile Avrupalı şiir söyleme hatasına düşmedi' (s.13) .
Temizlik imandandır,
Yeşertir gönülleri.
Kötülüğü kurutur,
Gülümsetir gülleri.
Ekmeğimi şiirlere bandım,
Gıda bildim şiiri.
Şiirlerle dost şairleri andım,
En etkili seda bildim şiiri.
Yüzleri gülümsetmek maksadıyla,
Şiir şiir güzellikler sundum,




-
Ali Kahveci
Tüm Yorumlarmerhaba hocam nasılsın nerelerdesin ???????????