Senin bildiğini
Sadece sen mi biliyorsun
Herkes cahil değil.
Güz mevsimine döndü yüreğim,
Güllerden eser kalmadı,
Bülbüllerden niyaz.
Herkes çoğalıyor da Rabbim,
Neden benim çokluğum az.
Neden öfkelerim karanlık,
Unutulur mu tandırda ekmek pişirmek,
Odunlarla, tezeklerle ısınmak…
Kil ile banyo yapıp,
Yer sofrasına umutla bağdaş kurmak…
Bağ bellemek,
Haydar emmi her başladığında söze,
Başlardı ilk önce seferberlik yıllarından,
Anlatırdı eşkıyanın tuttuğu yolları…
İngiliz’in, Fransız’ın memlekete doluşunu
Bitiremezdi gözyaşları göl olmadan…
Gözleri mercan adası,
Yüzleri al l olacak.
Ellerinde tülden parmak,
Dillerinde bal olacak.
Mutluluk dünyamıza,
Şekillerde desende,
O’na işaretler var.
Fikirlerde, lisanda,
O’na işaretler var.
Dağda, taşta, toprakta,
Yunus gibi anarak,
Denizine dalarak,
Rahmetine kanarak
O’na ulaşmak gerek.
Ne dersen de sen ona
Hepsine de der evet.
İnsanı insan eyler,
Her şeyden önce niyet.
Sabırla besleyen, bakıp büyüten,
“Önce vatan, önce vatan” diyoruz.
Mektebinde ilim, irfan öğreten,
“Önce vatan, önce vatan” diyoruz.
Bir iken çoğaltıp binlerce kılan,
Emin sığınaktır fırtınalarda,
Kimsesizlere arkadaştır onlar.
Zalimin insafsız zulmüne karşı,
Her zaman soylu direniştir onlar.
Dalları allanır sarmaşıkların,




-
Ali Kahveci
Tüm Yorumlarmerhaba hocam nasılsın nerelerdesin ???????????