Aşık alır sazını, usulca dokunur,
Kapkara yürekleri, türküyle kaynatır.
Kaybolmuş güzellikler, telinde korunur,
Dünyanın çivisini, mızrapla oynatır.
*
Ufukta dolanırken, gösterişli beyler,
Yürüdükleri yollar, dikenli korkulu.
Aşık onlara bakıp, tatlı tatlı söyler,
Güneş tepede ama, hepsi de uykulu.
*
Günahları sazında, oynatıp çaldırır,
Hepimizin sonudur, kazılan kör kuyu.
Milleti güldürerek, hayale daldırır,
Cehennemi söndürür, ozanların suyu.
*
Zenginlerin köşkünde fakir, hayal kurar,
Bizim ozan neşeli, oyunları bozar.
Zalimin meclisinde, tatlı hesap sorar,
Hakikati gizleyen, mühürleri kazar.
*
Şehirleri dolaşır, kibrine hep güler,
Betonların içinde, solmuş kalbi arar.
İnsanların telaşı, yüreğini deler,
Boş hevesler peşinde, koşanları yorar.
*
Para pulda gözü yok, cebi delik gezer,
Sofraya kurulunca, soğanı bal eyler.
Kötülerin halini, tek türküde ezer,
Yüreği temizlerle, tatlı tatlı söyler.
*
Çıkar köy meydanına, kalabalık coşar,
Çocuklar etrafında, halka olup döner.
Eğlence doruktadır, herkes ona koşar,
Dertler unutulunca, zalim ateş söner.
*
Bizim aşık yorulmaz, bitirmez cümleyi,
Kararan dünyamıza, bir tebessüm gizler.
Yarınlara aktarır, çaldığı besteyi,
Gittiği her mekanda, onu arar gözler.
Kayıt Tarihi : 26.07.2026 22:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!