Heybemde Saklı Müjde Şiiri - Muhsin Yener

Muhsin Yener
517

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Heybemde Saklı Müjde

Heybemde Saklı Müjde
Bir akşamüstü oturup rayların kenarına,
Cebimde kırık bir tütün, gözümde dünya tozu.

Bakarım da uzayıp giden o bitmez yollara;
Bilemem, hangi dönemeçte saklı ömrün en güzel yazı.

Biz ki, avuçlarında hep eksik bir şeylerle yürüyen,
Yırtık ceplerinden umut düşüren çocuklardık.

Bir yaprak dökülse içimizde kış büyüyen,
Kendi karanlığımızın kuyusunda daraldık.

Oysa gökleri yaran o gizli ferman der ki
"Hiç kimse bilemez kendisi için saklanan müjdeyi."

Bir sevincin tomurcuğu çatlar da derinden belki,
Kul kulak vermezse duymaz o dilsiz besteyi.

Varsın kapansın yüzümüze kapılar, yorulsun dizimiz,
Kaderin heybesinde yeşeren o sırrı kimse sezemez.

Bir gün elbet çiçek açar o sabırla bekleyen izimiz;
Kul kendi nasibine saklanan mutluluğu asla bilemez.
Muhsin yener

Muhsin Yener
Kayıt Tarihi : 9.09.2007 13:36:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Mutluluklar Dilerim Göz kapaklarımı açamayacak, Uyuyamayacak bir durumdayım… Kötü bir haldeyim. Üzerimde tarifsiz bir halsizlik, İçimde tükenmiş bir yorgunluk var. Bitkinim, uyuyamıyorum… Sen varsın göz kapaklarımda, Sen varsın yatağımda, gözyaşlarımda… Senden kaçmak istedim, olmadı… Nereye gitsem yanımdasın. Nefes alsam, nefesimsin. Bir tek sana geldiğim zaman, sen yoksun… Kaçmak mı doğruydu, kovalamak mı? Hangisi mutluluk verecekti söyle? Hangisi doğruydu?.. Senden vazgeçmek mi?.. İstedim… Gerçekten istedim. Madem benim değilsin, Senden vazgeçmek istedim. Ama beceremedim… Ağlamak istedim, sustum. Ruhumu sana kaptırdım belki de… Sensiz yaşamayı denedim, Kaçmayı denedim. Ama sen yoksan, yaşayamıyorum… Zaman geçiyor hiç durmadan. Geride birkaç güzel anı kalıyor yalnızca. Ben mutsuzum; Eğer sen başkasıyla mutlu olacaksan, Mutluluklar dilerim… Bir daha karşıma çıkmayacaksan… muhsin yener DÖRTLÜKLERİM — Tekmili Bir Arada Muhsin Yener (1) Kimi parasız, eğri büğrü açlık içinde, Kimi paralı, ensesi kalın bolluk içinde. Yazan yazmış alnına kader çizgisini, Biri üvey evlat, biri öz evlat… İlahi adalet kime? (2) Kim bunlar utanmaz otlardan, çimenlerden, Kim bunlar arlanmaz çöpten, samandan? Kim bunlar çalışmadan alın teri çalanlar, Kim bunlar gölgeleri hep üzerimizde duranlar? (3) Yeniden doğmaktır sevdiğinle olmak, Gözlerinin içinde mutluluğu bulmak. Seversin zaman bitinceye kadar, Ezrail gelir, geride yüreğin kalır. (4) Mutluluk dediğin su damlası olmalı, Göklere, bulutlara, yağmurlara karışmalı. Yeryüzüne düşen her damla ıslatmalı, Mutsuz, duygusuz yürekleri uyandırmalı. (5) Cehennemin öbür adıdır yokluğun, Biliyorum ki kopacaksın benden. Atamam seni zorla yüreğimden, Git… yüreğimi bende bırak, gitme. (6) Bir kadın tanıdım, gözlerinde yaş, Durdum sordum: “Nedir bu telaş?” Dedi: “Dost aradım, odur bu yaş.” Ne yazık… ömrünce aramış, bulamamış. (7) Sen bu aşk sevgiden sıkıldın, biliyorum, Hiç yaşanmamış gibi çekip gidiyorsun. Dur, gitme! Bak ölürsem sebebi sensin, Ben kalbim olmadan yaşayamam ki. (8) Çiçeklerim açmaz baharlar gibiyim, Mecnun’un Leyla’sına yandığı gibiyim. Nefes alamıyor, ölüyor gibiyim, Aşk beni çaresiz kula döndürdü. (9) Bir hayal olsam tekrar dünyaya gelsem, Bir kuş olsam özgürce uçsam göklerde. Bir balık olsam özgürce yüzsem denizlerde, Bir mutluluk olsam dolsam gönüllere. (10) Sararan yaprakların yerlere savrulmasına, Dalların kuruyup düşmesine aldırmadan, Bir sonbaharda kaybetmiştim seni… sizleri, Adını koydum: On İki Eylül. (11) Huysuz odur kendi beğenmişliği, Aylak aylak bakıp gezmişliği. Kalabalık içinde sevgisizliği, Bir de sitem eder yalnızlığı. (12) Sevginin, aşkın yücesini yüreğime kattın, Sevmeyi, sevilmeyi sende öğrendim. Sen çocuklarımın annesi, benim hayatım, Gel sarıl boynuma, yeter artık hasretim. (13) Benim aşklarım acıyla kavruldu, Şimdi gidiyorum sessizce. Sevgimi, umutlarımı heybeme alıp, Acıları bende bırakıp gidiyorum. (14) Senin kulun kölen oldum, düştüm ardına, Dön de bir bak Mecnun’un eserine. Değmezmiş sana, kül ettin beni, Dön de bir bak ardına, bitmiyor yasım. (15) Gel artık, gir içeri uzat ellerini, Duy artık sesimi ey yar. Şiirlerim sana, yüreğim sana, Rüyalarımdan gerçeğe gel artık. (16) Kıvranıp duruyor ölümüne isyan eder gibi, Yürek acısı beden acısından üstün şimdi. Ölümü öylesine sabırla bekliyor ki, Balıkçı gibi özgürlüğe bırakıyor kendini. (17) Can dostum, yüreğimle seninleyim, Ben şairim; şiir konuşur, şiir yazarım. İster gece olsun ister gündüz, Yeter ki “gel” de, mezardan çıkar gelirim. (18) Kulağımda sesin, gözümde hayalin, Beni seven sen yoksun artık. Hani bırakıp gittin ya beni, O günden beri darmadağınım. (19) Kaldır başını, bak yüzüme, Yürekten konuş, anla beni. Ses ol, ışık ol, sev beni, Seni düşünmek uzaklara götürdü beni. (20) Tükendi gözlerim seni aramaktan, Tükendi ellerim sana yazmaktan. Tükendi umutlarım sensiz yaşamaktan, Bir tek yüreğim kaldı seni sevmekten. (21) Sana da şair derler Mehmet Kıyak, bana da, Sonu bilinmeyen aşkların peşindeyiz. Bizim çiçeklerimiz şiirlerle açar, Şiirlerle güler, şiirlerle ağlarız. (22) Bir gün benden başkasını sevsen, Beni hiç tanımamış olsan. Bil ki sana darılmam, gücenmem, Benim hatalarım, benim suçum. (23) Hayat değil midir şerefle bitirilmesi gereken, Hiç ölmeyecek gibi sevmek. Hayat ne olursa olsun yaşamaya değer, Sevmesini bilene dünya güzeldir. (24) Seni ne çok sevmişim meğer, Kerem Aslı’yı böyle sever. Mecnun Leyla’yı böyle sever, Kadınım… sen kadından öteydin. (25) Sana kavuşmadan ölürsem eğer, Tüm âşıklar, şairler şahit olsun. Aşkımız sevenlere efsane olsun, Mahşer kapısında bekleyeceğim seni. (26) Mehmet Kıyak hocam, biliyorum ki, Bir gün belki biz olmayacağız. Lakin şiirlerimiz insanların içinde, Sonsuza dek yaşamaya devam edecek. (27) Öğrendim sevmeyi anamdan babamdan, Saygı sevgi gelir ardımdan. Huzur bulurum yüce Yaradan’dan, Aşkla, sevgiyle ey nazlı gönül. (28) Dostunu yüreğine yaz Sevilay Şahbaz, Can dost olursa ona şiir yaz. Hele o kişi Filiz Kayan olursa, Duygularını dök satırlara. (29) Gülüm, hayat dediğin nedir ki, Üç beş kelimeye sığar mı? Sen yanımda olmayınca inan, Şair olsam da şiir nedir ki? (30) Televole kültürü aldı yürüdü, İnsanlar bozuldu, düzen bozuldu. Demokrasi olsa ne yazar artık, Bozulmayan ne kaldı dünyada? (31) Denize atılan bir çakıl taşı olsam, Bir deniz yıldızı bana dokunsa. Basit görünür belki dışarıdan, Ama içimde bir umut çoğalsa. (32) Zarlar hep yek gelmez, Ümitle oyna hayat kumarını. Bir de düşeş gelirse eğer, Gör o zaman gerçek dostlarını. (33) Yazar değilim, şair hiç değilim, ben Mecnun’um, Size söylüyorum Antoloji şairleri. Bu aşk kara sevda değilse eğer, Ben insan değilim derim. (34) Gökyüzünden vuruyordu ay ışığı yüzümüze, Senden en güzel şiirleri dinledim o gece. Zaman su gibi akıp gidiyordu yanında, Ben senden vurgun yesem de severdim. (35) Buldum dediğim anda kaybettim seni, Gün batımı gibi bitti sevgimiz. Yıldızlar gibi kaydı yüreklerimizden, Oysa ne umutlarla başlamıştı aşkımız. (36) Beni sen kabul etmesen de, Âşıklar sevmekten vazgeçse de, Çiçekler güller açmasa da, Ben yine seni bekleyeceğim. (37) İçimden çıksan, bırakıp gitsen, Bir başka yüreğe girsen. Belki o zaman anlardın beni, Seni nasıl sevdiğimi. (38) Aşkından deli olsam da, Beni aramasan, bıraksan da, Sen hep benim canım olarak, Yüreğimde kalacaksın. (39) Gecenin sessizliğiyle paylaştığım anılarım var, Geceler derdime çare olmadı. Ah canım annem, bir sen anlardın beni, Sensiz geceler yetim kaldı. (40) Sokaklarda yankılandı ismin, Sensizliğin vurdu beynime. Tüm şiirlerim küskün şimdi, Yine karanlık odamda sana. (41) Ben bugün sevmeyi öğrendim, Ben bugün sevilmeyi öğrendim. Ben sende aşkı öğrendim, Ben seni sevmeyi öğrendim. (42) Kısacık ömrümde kadınları, Bir de aşkı anlayamadım. Yanan yüreği görmeyenleri, Hiç anlayamadım. (43) Mehter marşı gibi iki ileri bir geri, Sigara kâğıdına yazılmış istek gibi. Sesini duyuramayan unutulmuş biri, Beş para etmeyen umut gibi. (44) Adını hasret koydum, Şiirlerde yazıyor adın. Bir ağaç gibi tek ve hür, Bir orman gibi kardeşçesine. (45) Sen uzakta şelale, Ben çölde bir bedevi. Ararım bir yudum suyu, Oy başım, ne hâl bu! (46) Sevda ateşi yüreğine düşsün gör, Kararır dünyan, zindana döner. Yıkılır hayallerin, umutların söner, İşte o zaman beni anlarsın. (47) Saf temiz genç yüreklere, Ak pak bakan gözlere, Beyaz ay yıldız takalım, Vatan sevgisi ekelim. (48) Aşkım, sevgilim, pamuk prensesim, Öpsem dudaklarından uyansan. Boynuma sarılıp koklasan beni, Yeniden doğsam seninle. (49) Boşluğa yazılmış şiir gibi, Akan suya yazılmış gibi. Bulutlara savrulmuş sözler misali, Unutulan ben gibi umutlar. (50) Açık gitmez mi gözlerim sen olmazsan, Toprak altında huzur bulur muyum? Bir Fatiha okuyup gelir misin arada, Anlamadın beni nasıl sevdiğimi. (51) Gözlerine bakınca kaybolurum, İşte o zaman Tanrı’dan dilerim: Kimse konuşmasın, dursun zaman, Sevdamız konuşsun gözlerimizde. (52) Şairler nereden ilham alır bilmiyorum, Ben şair miyim onu da bilmiyorum. Apollon’a sordum şiirin sırrını, Cevap vermedi hiçbir tanrı. (53) İnsanlar şiire boş iş der oldu, Şairliği zaman kaybı saydı. Oysa bir zaman tanrılar bile, Şiirlerimi lirle okurdu. (54) İçimde bir sevda ateşi dönüyor Mevla’ya, Allah, Muhammed, iman inancım. Şiirlerimde yanlış anlaşılmasın, Yaradan kıyaslanmaz hiçbir şeyle. (55) Aldanma insanların tatlı diline, Menfaat için gelirler dizine. Cennet vaat edilmese belki de, Secde etmezlerdi Rabbine. (56) Her başarılı erkeğin arkasında, Bir kadın vardır derler. Her başarısızlığın ardında da, Yine kırılmış bir yürek vardır. (57) Evinde huzurlu olan, İşinde başarılı olur. Evinde huzursuz olanın, Hayatı da yorgun olur. (58) Bu yüzden şiirle kızıyorum, Bu yüzden şiirle gülüyorum. Bu yüzden şiirle ağlıyorum, Ve şiirlerle yaşıyorum.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Muhsin Yener
    Muhsin Yener

    Şiir yazarım,şiir okurum,şiir düşünürüm,Şiir konuşurum,,Bu yüzden şiirle kızıyorum,Bu yüzden şiirle gülüyorum,Bu yüzden şiirle ağlıyorum ,Bu yüzden şiirlerimi yazıyorum..........muhsin yener....

    Cevap Yaz
  • Melek Ayaz
    Melek Ayaz

    Can dostum yüreğimle şiirlerimle seninleyim
    Ben şairim şiir okur şiir konuşurum şiir yazarım
    Can dostuma,da şiirle sevgimi ifade ederim.
    İster gece ister gündüz iki elim kanda olsa
    Mezardan çıkar gelirim yeterki can dostum gel desin..

    bizde size teşk...ederiz dost kalem...dosta yazılan inci gibi satırlar...selam olsun dost yüreklere...saygılarımla.
    melek ayaz

    Cevap Yaz
  • İhsan Gürbüz
    İhsan Gürbüz

    Bu güzel dörtlüklerin şairi Sayın Yener'i kutluyorum.
    Sevgiyle kalın.

    Cevap Yaz
  • Hüdai Ülker
    Hüdai Ülker

    Çok zengin... Keyifle okunacak dörtlükler...

    Cevap Yaz
  • Mehmet Yaşar Genç
    Mehmet Yaşar Genç

    Hayatınıza güzellikler kurulsun selam ve dua ile

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (138)