43-DÖRT MEVSİMİM
Bir kuş konmuş karda, tezekten yaptığım kapana
Beraber uçurmalıyız, çırpsın dört kanadını birden.
Kalbim işte şuracıkta çarpıyordu hâlâ,
Şuurda senin gözlerindeki titreyen kahverengi kıpırtılar olmazsa
Hiçbir şey tamam değil.
Ki on gözlü köprüye yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini dörtte bölecekti...
Bir parçası Mayıs, bir parçası sensiz kış,
Biri sarı nergis, biri ıslak kirpik.
Heyler yanıp yıkılmadan,
Yüreğim kapandayken henüz,
Ben her gece şu Mayıs ayında
Seninle nergis çiçeklerini toplamalıyız Yolarasın tarlalarında.
Sen eğilirken bir tanesini koparırken
Ben öbürünü koklarken
Nedensiz ağlamaklı oluver sarılmadan,
Gözlerin doluveriyor ansızın,
Güneş altında parlıyor yaşlar,
Tuzlu tuzlu, bal gibi.
Sessiz sessiz ağlamalısın o anda,
Hiç ses etme, sadece bırak aksın.
Ben de susayım yanında,
Elimi uzatayım saçlarına,
Dokunmadan önce bir nefes alayım senden.
Ve işte o zaman,
Nergislerin açtığı sabahlar,
Senin kahverengi kıpırtıların filiz veriyor içime.
Kuş kanat çırpıyor kapandan kurtulurken,
Biz birbirimize bakıp gülüyoruz nedensiz.
Güneş altında terliyoruz ağlamaktan,
Gözyaşlarımız buharlaşıp bulut oluyor,
Sonra yine yağıyor on gözlü köprüye,
Sen ıslanıyorsun, ben kuruluyorum seni öperek.
Yapraklar gibi dökülüyor içimiz,
Ama dökülürken bile birbirimize tutunuyoruz.
Hewler yanıyor uzakta, tüm ihtişamıyla
Bizim yangınımız daha sessiz, daha derin.
Kar yağıyor tezekten kapana yeniden,
Ama bu sefer kuş konmuyor.
Çünkü biz çoktan uçurduk onu.
Kalbim hâlâ çarpıyor şuracıkta,
Senin titreyen kahverenginde.
Dört mevsim boyunca
Aynı şiiri yazıyoruz aslında...
Her bitişte yeniden başlıyoruz,
Nedensiz ağlamaklı,
Sarılmadan önce,
Sadece bakarak.
Seninle,
Hep sizinle
Dört mevsim
Dört kardeş.
04.02.1999
Ali Fırat Dicle
Kayıt Tarihi : 10.05.2026 15:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!