yalnızlığı seven biri değilim aslında
yalnızlığa alışmış biriyim sadece
kasım çöker bazen içime
boş kaldırımlarda sürüklenirken
ıslanmış bir afiş gibi çözülürüm
uzun geceler olur sonra
camın buğusuna adını yazıp silerim
sokaktan geçen rüzgâr
terk edilmiş bir kapıyı döver durur
ne yalan konuşayım
bazen de seni geldi sanırım
sonra sessizlik çöker odama
alışılmış birinin yokluğu
en çok geceleri büyüyormuş meğer
uzakta
köpek havlamaları böler geceyi
bir tren sesi geçer içimden
hangi ayrılıktır
hangi vedadır
kimse bilmez
ayaz vurur odamın duvarlarına
ellerim ceplerimde üşür uzun uzun
ne kadar örtünsem de
içimdeki kış dinmez
herkes güçlü sanır beni
oysa insan
en çok sustuğu yerden kırılırmış
gülüşümün altına sakladım bütün yaralarımı
çünkü bazı acılar
anlatılınca değil
susulunca büyüyor
bir akşamüstüydü her şeyin başlangıcı
ceviz dallarını rüzgâr kırmıştı.
o günden beri
içimde duran o eski kasım
hiç gitmedi benden
şimdi geceler uzun
şehir yorgun
ben pencere kenarında sessiz
dışarıda ayaz
sokak lambalarının altında savrulan yapraklar
uzakta köpek havlamaları
ve içimde
dönüp duran eski bir kasım
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 26.05.2026 07:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!