Bazı zenginlikler vardır ki gözle görülmez; fakat insanın bütün varlığını aydınlatır. Allah insana böyle bir hazine vermiştir: duygular. Sevmek mesela… Sadece birine yönelmiş bir his değildir; insanın kendi içindeki iyiliği fark etmesidir. Sevilmek ise varlığının kabul edilmesi, “iyisin” denmeden iyi olduğunu hissetmektir.
Üzülmek, ağlamak, acı duymak… Bunlar çoğu zaman zayıflık sanılır. Oysa acı, kalbin hâlâ canlı olduğunun işaretidir. Vicdan sızlıyorsa, insan hâlâ insandır. Çünkü asıl yoksulluk, hissetmemektir.
Özlemek… Mesafelerin değil, bağların kanıtıdır. Ümit etmek… Karanlıkta bile ışığın mümkün olduğuna inanabilmektir. Affetmek ise belki de insanın kendine verdiği en büyük özgürlüktür. Kin, insanın omzuna yük olur; affetmek ise o yükü bırakabilmektir.
Düşününce, bundan daha büyük bir zenginlik olabilir mi? Para tükenir, makam değişir, güç el değiştirir. Ama insanın içindeki merhamet, paylaşma arzusu ve gönül bağı kurabilme yeteneği, dünyadaki en kıymetli sermayedir. İnsan olmak başlı başına bir mucizedir; fakat insan gibi insan kalabilmek bir irade meselesidir.
Kötülük, yaratılışın özü değildir. Çoğu zaman insanın korkularından, eksikliklerinden, hırslarından doğar. Allah insana iyiliği vermiştir; biz ise zaman zaman gölgesini büyütmüşüzdür.
Ve hayat…
Hayat beklemez. Ertelenen her güzel söz, eksik bırakılmış bir iz gibidir. “Yarın” dediğimiz şey, aslında bugünün devamıdır. Sevgiyi, özrü, şefkati yarına bırakmak; dalgaya karşı yürümeye benzer. Zaman kendi ritmiyle akar ve biz istesek de istemesek de bizi bir yerlere taşır.
Bazen bir kayaya çarparız, bazen bir kıyıya bırakılırız.
Deniz gibi…
Dalga oluruz, savruluruz.
Ama unutmamak gerekir: Deniz ne kadar derinse, insanın kalbi de o kadar derin olabilir.
Ve belki de insanın en büyük sınavı şudur:
Savrulurken bile özünü kaybetmemek.
Kayıt Tarihi : 11.12.2018 12:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!