Bazı zenginlikler vardır ki gözle görülmez; fakat insanın bütün varlığını aydınlatır. Allah insana böyle bir hazine vermiştir: duygular. Sevmek mesela… Sadece birine yönelmiş bir his değildir; insanın kendi içindeki iyiliği fark etmesidir. Sevilmek ise varlığının kabul edilmesi, “iyisin” denmeden iyi olduğunu hissetmektir.
Üzülmek, ağlamak, acı duymak… Bunlar çoğu zaman zayıflık sanılır. Oysa acı, kalbin hâlâ canlı olduğunun işaretidir. Vicdan sızlıyorsa, insan hâlâ insandır. Çünkü asıl yoksulluk, hissetmemektir.
Özlemek… Mesafelerin değil, bağların kanıtıdır. Ümit etmek… Karanlıkta bile ışığın mümkün olduğuna inanabilmektir. Affetmek ise belki de insanın kendine verdiği en büyük özgürlüktür. Kin, insanın omzuna yük olur; affetmek ise o yükü bırakabilmektir.
Düşününce, bundan daha büyük bir zenginlik olabilir mi? Para tükenir, makam değişir, güç el değiştirir. Ama insanın içindeki merhamet, paylaşma arzusu ve gönül bağı kurabilme yeteneği, dünyadaki en kıymetli sermayedir. İnsan olmak başlı başına bir mucizedir; fakat insan gibi insan kalabilmek bir irade meselesidir.
Nurlu ihtiyarın yanaklarında.
Yapraktan saçını yerlere yaymış,
Sonbahar ağlıyor ayaklarında.
Süzüyor ufukta bir kızıl yeri,
İçi karanlıkla dolu gözleri;




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta