Hey, aşkı kâğıda
hece hece döken şair,
bana da öğretsene
aşk ne demek?
Yenir mi, içilir mi?
Yıllar oldu, çalmadı kapımı.
Yıllarca Pinokyo’ya kızdık
yalan söyledi diye…
Hiç sormadık:
Neden bu kadar yalan söyledi?
Belki de kimse inanmadı ona.
Belki de yalnızlığıydı
Kırdığın kalbi yoklamaya gelme.
İçeride sana ait bir "ben" yok artık.
Ben her gece hayaline sarılıp avunmaya çalışırken,
Sen her an beni unutmanın yollarını aradın.
Buldun mu sevgili?
Bulutlu bir geceydi.
Gökyüzü suskundu ama onun içinde kelimelere dökülemeyen bir fırtına vardı. Gözleri ıslaktı genç kızın…
Sanki her damla, yüreğindeki kırıkların sessiz çığlığıydı.
Bedeninde derman kalmamıştı, dili konuşmayı çoktan unutmuş gibiydi.
Sadece susuyordu.
Gecenin en ıssız anında düşer adın dudağıma,
Kimseler bilmez ben büyürüm susarak hep sana.
Azalırken artar içimde, yakar içten içe bir yara,
Beni benden alır, sen yapar sonunda.
Dilimle dudağım arasında tek gerçeğimsin,
Ben gözümü sildim de, ağladım diyemedim.
Acıttın da kalbimi, kimseye göstermedim.
Gecelere umutlar bağladım, diyemedim.
Resmin olan albümü, kimseye göstermedim.
Hasretini içime, her nefeste gizledim.
Canımı yakıyorlar!
Kalbimi kırıyorlar!
Senin emek emek uzattığın saçlarımı,
Zalimce yoluyorlar!
ANNE!
Bugün bir şeyi fark ettim hayatımda…
Etrafım insanlarla dolu; seven, değer veren, özleyen, bekleyen…
Ama ben yalnızım.
Ve yalnızlığın en zoru da bu olsa gerek: kalabalıkta yalnızlık.
Bazen sıkıyor beni samimiyetsiz suretler, yap-boz aşklar, basma kalıp iltifatlar…
SANA BİR DAHA DÖNMİYCEM
Gidişini seyrediyorum
Sessiz sakin ve kıpırtısız
Sevenler gitmez diyen şairin gözlerinin içine son kez bakıyorum
Dilimin ucunda yaralar gözümde yaşlar
Sana kırmızı çok yakışıyor,
Bir gül yaprağısın nazik teninde,
Gizlice açan bir aşk çiçeğisin,
Kalbinin kapılarına dökülüyor hislerin.
Kırmızı, senin rengin;




-
Mucize Şiirle
-
Erhan Tığlı
Tüm YorumlarHayranınım deniz hanım
Siz İzmirlisiniz galiba. Ben de Aydınlıyım, hemşeri sayılırız. Birbirimizi takip etmeye yorumlamaya ne dersiniz?
Dost selamlar.