Ah, yürek yangın yeri
Kelimeler lal...
Yine acının sokaklarını arşınlıyor
Titrek ayak parmak uçlarım.
Sevgi diye yudumladığım kaçıncı ağu,
Kaçıncı ölümlü gece?
Yüreğimin duvarları siyaha boyandı.
Bilemedim...
Göremedim...
Sensizlik boynuma dolandı.
"Dur!" diyemedim...
Gidemedim...
Yavaş yavaş terkediyorum koca şehri,
Her kaldırım taşına bin gözyaşı döktüğüm o şehir
Istanbul,
Birkere daha sıyrılıyor sıtkından,
ve içimde yarı alev almış korlar.
Sen adam
Varlık ile yok arasındaki
O derin
O naif o buğulu sesin tek sahibi
Yürek hanemdeki soru işareti
Kim bilir kaç geceyi şahit ettin yalnızlığına
Mayın tarlasına döndü yüreğim
Çekildim bir köşeye izledim sessizce
Benim canımı yakma çabalarını insanların
Ağızlarından çıkan nefret sözlerini dinledim
Ve öğrendim aynadaki yansımadan başkası düşünmezmiş seni
Yoluna adaklar adarım sanma,
Uğruna yılları harcarım sanma.
Gidişini bir kalemde unuturum sanma,
Ben seni affetmem; yıllar affetsin.
Seni beklerken arkandan bakıp
Aglayan gözlerim affetsin.
Bir gülüşü var dı
kelebek görse ömrü uzar dı
bir bakışı var dı
sanki çağlayan volkan
derinden ve içten dizeleri var dı
Bu ne bilinmez bir karmaşa,
Düşüncelerim arap saçı,
Ne yana baksam ayrılık sancısı.
Kanamalı tüm düşlerim,
jilet kesiği şimdi kimliğim.
Dille dudak arasında yaşanırmış her şey.
Dilim konuşup senin gittiğin gün anladım. Oysa yüreğine bakmıştım senin, sen ise dudaklarıma. Dudaklarım avaz avaz haykırırken yüreğim konuşamazdı.
Peki duyulmayanı duymak değil miydi aşk?
Peki gitmek neydi?
Şimdi destursuz bir yüreğin, fütursuz diliyim.
ağır ağır yol alırken geceye yarasalar
yırtıyormuş gizemini kargalar
bir uyku aralığı uzanıyormuş baş ucuna saksağanlar
bir çığlık kadar yakınmış dününe
ve yine bir çığlık kadar keskin
kemanın tezenesine her değişinde çekirgeler ilan etmiş krallıklarını




-
Mucize Şiirle
-
Erhan Tığlı
Tüm YorumlarHayranınım deniz hanım
Siz İzmirlisiniz galiba. Ben de Aydınlıyım, hemşeri sayılırız. Birbirimizi takip etmeye yorumlamaya ne dersiniz?
Dost selamlar.