gecenin belleğinde saklı abrazo gibi, kırılgan,
dalga sesinden doğmuş, camın buğusuna yazılmış
usulca bir “beyoğlu”;
yüreğimin tüm kıyılarında gezinen deniz baykuşu.
kalabalık salonun bile karşı koyamadığı gezinim bu:
aklıma, oradan bedenime uzanan.
adımlar susmuyor — birçok yüz, çifter ayaklar, bitmeyen adımlar;
salonda değil, kuytularımda dolaşıyor deniz baykuşu.
kalabalık — susmayı bilmeyen çoğulluk;
adımlar — birbirinin mütebîsi;
ve sen — sıcak aynada kırılan maviliğim —
salonun dışına sarkan cümle gibi bileklerime,
oradan tırnaklarıma uzanan oversize —bol kesimim.
hiç bir şey bağırmıyor,
adım
adım
adım,
her şey duyuluyor.
salon yok artık, ışıklar sönmüş;
ayaklar yürümüyor, sürülüyor.
nodüle dizilmiş suskunlukları…
ve sen, kanat iziyle bölüyorsun gövdemi;
kuytumda, sessizlikten doğan o sözcük fısıldıyor:
“yeniden kırıldım.”
ey deniz baykuşu!
bu sen misin, yoksa
o sıcak aynada kırılan maviliğim mi?
Kayıt Tarihi : 1.05.2026 23:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!