Demedim mi... Şiiri - Yağmur Gözlüm Hasret

Yağmur Gözlüm Hasret
306

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Demedim mi...

Ben sana demedim mi?
Seni benden başka kimse anlamaz,
demedim mi?
Bakışının yarım kaldığı yerden
cümlelerini tamamlayan bendim,
suskunluğunu bile ezberleyen…
Bunu sana söylemedim mi?
Kal burada…gurbet ellerde ziyan olursun,
Oralar burası gibi olmaz,
diye söylemedim mi?
Gittiğin yollar yabancı, yanlış,çıkmaz o sokaklar,
gökyüzü başka renktir oralarda,
insanın yüzü güler gibi yapar da
yüreği üşür…
Bunu sana anlatmadım mı?
Kıştan sonra bahar gelir
bizim memlekette.
Toprak uyanır ağır ağır,
yağmur kokusu siner avlulara.
Gençler serpilir,
kuzular meleşir,
ağaçlar çiçeklenir,
ve insanın içi de filiz verir yeniden…
Sen o baharı bırakıp gittin,
Senin ne işin var,
soğuk benizli diyarlarda?
Gülüşler mesafeli,
eller yabancı,
sokaklar bile seni tanımazken
nasıl alışacaktın?
Bir selamın bile karşılıksız kalırken
nasıl ısınacaktın?
Diye ben sana demedim mi?
Öfkeyle kalkan zararla oturur.
İnsan gittiği yerde
yüreğini geride bırakıyorsa,
bedeni yürür ama
ruhu hep geride kalır…
Dönüp dolaşıp özlemi onu bulur,
gece uykusuz, sabah eksik yakalar.
Bir şarkı, bir koku, bir anı
çekip getirir insanı başladığı yere…
Bunu sana söylemedim mi?
Kaderine razı olma dedim,
çünkü kader dediğin
bazen insanın boynuna dolanan
ince bir kederdir.
Gün gelir,
kaderin kederin olur, kaderim kaderin olur,
taşıdıkça ağırlaşır,
sustukça büyür…
Bunu sana anlatmadım mı?
Hanen taş duvarlara döner,
sesin yankı olur içinde.
Çiçekli bahçelerin,
bir gün karalara bürünür,
renklerin solar,
gülüşün eksilir.
Boğazından geçmez
yediğin azıklar,
ne yesen tadı yoktur
çünkü insanın içi acıyınca
dünya da acılaşır…
Diye söylemedim mi?
Ben bu aşkta gökyüzüyüm,
sen kuşsun.
Kuşlar gökyüzünde uçar,
özgürlüğünü orada bulur.
Ama sen
kendi göğünü terk ettin,
unutmuşsun…
Kendi göğünden uzaklaşan kuş
yönünü şaşırır,
kanadı olsa da yolunu bulamaz.
Bunu sana demedim mi?
Yere inersen avlarlar seni,
kanadını kırarlar,
uçmayı unuttururlar.
Bir bakarsın
yürümeye razı olmuşsun,
oysa senin yaradılışın uçmaktı…
Diye ben sana söylemedim mi?
Ateş olmayan yerde
duman tütmez.
Her sözün bir izi vardır,
her yaranın bir sebebi.
Görmezden gelmekle
gerçek değişmez…
Bunu sana anlatmadım mı?
Bilen çok söylemez,
söyleyen çok bilmez.
Derin olan susar bazen,
çünkü kelimeler yetmez.
Ama ben sustukça
sen duymadın,
konuştukça da inanmadın…
Diye ben sana demedim mi?
Ağız torba değil ki
büzesin.
İnsan konuşur,
insan söyler,
insan unutur sanır ama
duyan unutmaz…
Söz dediğin
bir kez çıkar,
bin kez yankılanır.
Bunu sana söylemedim mi?
Beni kaybedersen
belki bir şey eksilmez sandın,
belki “yerine koyarım” dedin.
Ama insan
kendini kaybederse
yerine ne koyar?
Aynı kalbi nerede bulur,
aynı sesi, aynı hissi?
Sen nerede bulursun
sana benzeyeni?
Diye ben sana demedim mi?
Şimdi dönsen bile
aynı kapıyı bulamazsın belki,
aynı ben kalmam burada.
Çünkü beklemek de değiştirir insanı,
özlemek de…
Ben seni beklerken
kendimden eksildim,
sen giderken fark etmedin.
Bunu sana demedim mi?
Sana demedim mi—
yalancı baharlara aldanma diye?
Erken açan çiçekler
ilk ayazda solar dedim,
güneşe aldanan tomurcuk
gece donunda kırılır dedim…
Baharını kışa çevirirler,

Demedim mi?

Yağmur Gözlüm Hasret
Kayıt Tarihi : 3.05.2026 15:33:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Şimdi söyle cân, unuttun mu beni...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!