-çiroz-
tozdur,
saçımızı örten .
dumandır,
eteklerinde uyandığımız sıradağların başı .
yakasına üfle tulumunun
üfle yamacına dağların
bak !
bir güvercin kanatlanıyor beyaz .
kömür karası gecenin koynunda ,
Gazi’nin türbe yanında
seyrediyor bizi .
haydi !
vur yere sarı çizmelerini ,
enseden eynine bir yol çiz .
yol ki
taşları bile matiz .
yüzün yok diye mi
ellerini açmayışın ?
yahut amin diye mühür vurduğumuz duaların
toza dumana mı karıştığını zannediyorsun .
bak !
eynine çökmüş sis .
havlu ve korse getir .
çizmeyi çıkar .
tulumu çıkar .
maskeyi çıkar .
ellerini çıkar .
yedi katın elbet birine çıkar
tozlu başımız .
veya düşer en dibine
göz yaşımız .
düşer de bir sabahleyin
uzanır kolları penceremizden güneşin .
eyvah !
yetişemedim görmeye onu
sarıldım yastığına çektim içime kokusunu .
Bak !
duvarda bile sis .
dökmüş bulutlarından hu hu diye diye .
o güzel tablolardan
damlıyor göz yaşımız ,
ateşimizi söndürecek diye .
söyle !
bu çirozu sen öğretmemiş miydin ?
halatı çeken iki tarafta sendin .
sütunları geren iki yanağın ,
o kilitlerin , yaylıların ,
nervürlü demirin
ve de hemzeminin adını
sen öğrettin bize .
şimdi gidemezsin ,
kalıpları yakmanın zamanı geldi diye .
hem uskumru yumurtasını bırakmadı .
barbalar onu kurutmadı .
hayır ,
hayır bu şeylere adını sen verdin .
bize ne ki yağsız balıktan ,
rakı sofrasından
yahut sofrasında ki Rumun’dan ,
bize ne
bulutların söküp götürdüğü Erzurum’dan ,
sırf topraktan yeni binalar fışkırsın diye mi ?
mi fa sol diye başladı çalgı .
oysa defte halkalar vardı .
birde gazelhan .
elleri büyük adamlar tanımıştık
misafir odasından .
sesler ince .
nefesler ince .
yürek ince .
ruh ince .
yedi gün geçince ,
duyulur sesimiz .
yahut gömülür o sabahleyin
hu deyip sönen nefesimiz .
Ebubekir Ocak
15.08.26
Ebubekir OcakKayıt Tarihi : 18.08.2026 01:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




beğeni ile okudum
dilinize sağlık
TÜM YORUMLAR (1)