Korkularımla sıçrayıp kalkıyorum uykularımdan,
Gece bir zindan gibi çökerken omuzlarıma.
Kaçış yok sanki o karanlık uçurumlardan,
Düşüyorum durmadan ruhumun boşluklarına.
Bir insanın yüreği bu kadar mı daralır söylesene?
Göğüs kafesim sanki dünyaya dar geliyor.
Sığmıyor içimdeki o sessiz feryat hiçbir yere,
Her nefes alışım bin parçaya bölünüyor.
Yastığımda taşlaşmış hatıraların soğuk izi,
Gözlerimi kapatsam uçurumlar başlıyor yine.
Yuttukça büyüyoruz içimizdeki o dilsiz denizi,
Kimse bakmıyor kalbimizin en derin rengine.
Eksiliyor odadaki hava, duvarlar üstüme yürür,
Pencereden sızan ay ışığı bile yabancı artık.
İnsan kendi içinde kaç defa, kaç kez ölür?
Her sabah uyandığımız o yer biraz daha batık.
Yorulmak değil bu, sanki yavaşça tükenmek,
Kırılan yerlerimizden sızıyor o eski sızı.
Zor geliyor her gün yeniden "yaşıyorum" demek,
Kaybettik gökyüzündeki o en parlak yıldızı.
Yine de bekliyorum, şafak elbet bir gün söker,
Bu daralan yürek belki geniş bir nefes bulur.
Gece elbet o karanlık hırkasını çekip gider,
İnsan en çok yandığı yerden yeniden var olur.
Kayıt Tarihi : 1.04.2026 18:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!