Sahi ne kadar olmuş göğe bakmayalı,
Hal hatır sormayalı bir bahçeden?
Ne kadar oldu dalına dokunmayalı bir ağacın..
Yağmurdan kaçışımızın kaçıncı dönümü?
Bırakmalı mı artık bu ayakları,
Dönmeli mi asl'a,
Yoksa hiç dönmeden kaçmalı mı?
Ölümüm senden olur
bilinsin
ne uçsuz bir kan akışı
ne buğusu kadehte rakının,
ela ve sonsuz bir teneşir uykusu
gözlerinin ağlamaklı bebeğine...
Devamını Oku
bilinsin
ne uçsuz bir kan akışı
ne buğusu kadehte rakının,
ela ve sonsuz bir teneşir uykusu
gözlerinin ağlamaklı bebeğine...




insanın doğadan, özünden ve kendinden uzaklaşmasının hüznünü anlatıyor. Gökyüzü, ağaç, yağmur ve toprak; kaybedilen masumiyetin ve aidiyetin sembolleri olarak kullanılmış.
En güçlü soru ise son dizede saklı:
"Bir tanecik dilek tutabilir miyiz? Ölmeden önce?"
Bu soru, aslında "Hayatı gerçekten yaşayabildik mi?" diye soruyor.
Kısa ama derin bir şiir; özlem, pişmanlık ve umut arasında ince bir çizgide duruyor. İçtenliğiyle okuyucuyu kendi hayatını sorgulamaya davet ediyor.
Tebrikler.Güzeldi
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta