Sahi ne kadar olmuş göğe bakmayalı,
Hal hatır sormayalı bir bahçeden?
Ne kadar oldu dalına dokunmayalı bir ağacın..
Yağmurdan kaçışımızın kaçıncı dönümü?
Bırakmalı mı artık bu ayakları,
Dönmeli mi asl'a,
Yoksa hiç dönmeden kaçmalı mı?
Merhametsiz karanlık içindeyim
Ne zaman güneş doğacak bilmiyorum
Mavi denizlere mor dağlara karşı
Bildiğim bir şarki var onu söylüyorum
Bildiğim bir şarki var onu söylüyorum
Devamını Oku
Ne zaman güneş doğacak bilmiyorum
Mavi denizlere mor dağlara karşı
Bildiğim bir şarki var onu söylüyorum
Bildiğim bir şarki var onu söylüyorum




insanın doğadan, özünden ve kendinden uzaklaşmasının hüznünü anlatıyor. Gökyüzü, ağaç, yağmur ve toprak; kaybedilen masumiyetin ve aidiyetin sembolleri olarak kullanılmış.
En güçlü soru ise son dizede saklı:
"Bir tanecik dilek tutabilir miyiz? Ölmeden önce?"
Bu soru, aslında "Hayatı gerçekten yaşayabildik mi?" diye soruyor.
Kısa ama derin bir şiir; özlem, pişmanlık ve umut arasında ince bir çizgide duruyor. İçtenliğiyle okuyucuyu kendi hayatını sorgulamaya davet ediyor.
Tebrikler.Güzeldi
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta