Sahi ne kadar olmuş göğe bakmayalı,
Hal hatır sormayalı bir bahçeden?
Ne kadar oldu dalına dokunmayalı bir ağacın..
Yağmurdan kaçışımızın kaçıncı dönümü?
Bırakmalı mı artık bu ayakları,
Dönmeli mi asl'a,
Yoksa hiç dönmeden kaçmalı mı?
Toprak kabul etse bile
Artık bağrına basar mı?
Sığar mı içimize bir daha gökyüzü,
Dokunmak ister mi yağmur yüzümüze,
Kar taneleri ziyarete gelir mi
Bir mevsim hiç değilse?
Bir an gösterir mi kendini ay bize
Yıldızlar toplaşıp kaçmadan önce,
Bir tanecik dilek tutabilir miyiz?
Ölmeden önce?
Kayıt Tarihi : 14.06.2026 23:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Hikayesi:
Düşünmeli bazen bazı şeyleri...




En güçlü soru ise son dizede saklı:
"Bir tanecik dilek tutabilir miyiz? Ölmeden önce?"
Bu soru, aslında "Hayatı gerçekten yaşayabildik mi?" diye soruyor.
Kısa ama derin bir şiir; özlem, pişmanlık ve umut arasında ince bir çizgide duruyor. İçtenliğiyle okuyucuyu kendi hayatını sorgulamaya davet ediyor.
Tebrikler.Güzeldi
TÜM YORUMLAR (1)