Bozuluyor elektronik eşyalar, iPad'ler.
En çok yaz günü yemek gibi,
Benim de dağlarım bozulur.
Güneşe bakan yamaçlarım küser.
Hey sen! Sen, evet, mutfak rafında tek kalan lekeli bardak!
Huyundandır iktidarın; sevmez seni ve beni de.
Zaten kim sever ki kış gecelerini?
Sevgilim, bir günün ortası şimdi
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,
Devamını Oku
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,




Genel olarak şiir; teknoloji, siyaset, din, tüketim kültürü, yalnızlık, dijitalleşme ve kaybolan insani değerler üzerine kurulmuş bir çağ eleştirisi. Okuyucudan olay örgüsü takip etmesini değil, imgeler arasında dolaşmasını bekliyor.
Bana göre metnin en etkileyici yanı, yüksek kültür göndermelerini ("Hamlet") günlük hayatın ayrıntılarıyla ("BİM'in kasası", "Google geçmişi", "lekeli bardak") aynı potada eritmesi. Bu da şiire hem çağdaş hem de sarsıcı bir karakter kazandırıyor. Ancak imgelerin çok hızlı değişmesi nedeniyle bazı okurlar için anlamı takip etmek zor olabilir; şiirin gücü de zayıf yönü de bu parçalı yapısından kaynaklanıyor.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta