Rahmet, himmet, bereket ve şefkat,
Duada birleşir şimdi bütün gönüller.
Boynum bükük, açtım nura ellerimi;
Dilim, gönlümdeki o baki aşkı diler.
Kaçıp durduğumuz o mutlak ölüm var ya,
İnsanın insandan kaçtığı o dar yer...
Minareden yükselen o mukaddes ses;
Dilleri tek bir kelâmda cem eder.
Kopartılmış yapraklardaki o eski hüzün,
Salınır durur şimdi ölümün üzerinde.
Yaradan’ın zikri sarar dört bir yanımı;
Tıpkı o inleyen hurma kütüğünde...
Aşkın alev dilleri lambayı uyandırır,
Cumanın nuruyla aydınlanır bu izler.
Omuzlarımda dünyalık ağır bir yükle;
Boğazıma oturur o dilsiz sessizlikler.
İki mezar mahşerde birbirine değiyor,
Bak, nihayet seninle şimdi bir aradayız.
Bir Hakk dostunun sesine uyandım;
Allahuekber, Allahuekber’le apansız.
Yalnızlık yoldaşım, kırıkların sığınağı,
Umut, kapıların ardındaki o gizli bahar.
Dert ortağım Cuma, güzelliklerin kilidi;
Son nefeste, son güneş seninle doğar.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Minareden yükselen ses, kalbin sustuğu yerde konuşur.
•Dua, kırık bir adamın göğe uzattığı son merdivendir.
•Aynı safta duranlar, aynı kaderin gölgesindedir.
•Secde, gururun alnını yere değdiren tek hakikattir.
•Son nefeste anladım: İnsan, en çok affedilmeye muhtaçtır.
24 Nisan 2020 / Cuma / Ankara
Halil KumcuKayıt Tarihi : 14.02.2025 16:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Kalp ne kadar kırık olsa da, sevgi hep onarır; çünkü gerçek güç, içindeki iyiliği bulmaktan gelir."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!