Ben bu yolda yürür oldum
Ayağıma taş istemem
Aşık dertsiz olmaz dedin
Gözlerime yaş istemem
Ne de nankör şu kulluğum
Dediler söz uçardır
Ahvalini yaz kalır
Ben nefsime zulmettim
Sen ne etsen az kalır
Ecel sana kayıktır
Sevdiğim kendini dağ sanma sakın
Benim diyen dağlar karla kaplıdır
Harama el veren helalden olur
Helalden olanlar narla kaplıdır
Tevazu eyle sen yüksekten uçma
Kavuşmak imkansız dünyada sana
Yine de vazgeçmem senden sevdiğim
Sözüm var uğrunda tam kırk dört sene
Sonrası elveda benden sevdiğim
Sevgimi anlatmak istedim bezdim
Kimsesiz geceler düşüm yıkılır
Canını dişine takar bir kulum
Karanlık çöker de boynum bükülür
Gözünden damlalar akar bir kulum
Baktığım her yerde yüzün canlanır
Sana biraz kendinden bahsedeyim ister misin
Biraz kırgın gibisin, biraz kızgın
Biraz solgun, yorgun gibisin
Nankör gibisin sanki
Hem suçlu hem güçlü gibisin
Var da gibisin yok da
Gerçek mi bilemem lakin umduğum
Ellerin üstüne elin koymadın
Kesinkez tek şey varsa bildiğim
Bellerin üstüne belin koymadın
Zülüfün ucundan görünür baktım
Uğrunda koşturup duran aşıklar
Elinden zehir de içer mi sandın
Münzevi elinden alıp kaşıklar
Bal yalar zehirden kaçar mı sandın
Üstüne bir yâr sevsem asılam
Vuslat yolu çırakları
Yolda kalmış işlenir
Mümteninin binekleri
Zaman sonra yaşlanır
Âftâb ile uyandılar
Gönül koydum insanlara
Her işimden bezer oldum
Tüm sözleri çekiç gibi
Nefsi bun’la ezer oldum
Dibe vurup ya Hak dedim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!