Çocukluğum Ve Ben Şiiri - Nimet Öner

Nimet Öner
591

ŞİİR


90

TAKİPÇİ

Çocukluğum Ve Ben

Çocukluğum Ve Ben

Bir gün çocukluğumla karşılaştım.
Koşarak gelmedi bana.
Yavaşça yürüdü.
Sanki beni ürkütmek istemiyordu.
Karşıma geçti.
Uzun uzun yüzüme baktı.
Sonra gülümsedi.
Çok yorulmuşsun dedi.
Başımı eğdim.
Haklıydı.
Affet dedim.
Seni bu kadar beklettiğim için
Elimi tuttu.
Çocukların elleri affetmeyi iyi bilir.
Seni beklemedim dedi.
Zaten hep senin içindeydim.
O an anladım.
İnsan en çok, kendisini kaybettiğini zannettiği günlerde yanılır.
Çocukluk, gidilen bir yer değil
Kalbin unutmayı reddettiği tek vatandı

Çocukluğumdaki ben sorular sormaya başladı,
Bana anlat
Gökyüzü hâlâ mavi mi?
İnsanlar hâlâ söz verdiklerinde gözlerinin içine bakıyor mu?
Bir serçeyi avucuna alacak kadar yumuşak kaldı mı ellerin?
Yoksa dünya, avuçlarını da taş mı etti?

Söyle bana
Hâlâ yağmur yağınca camın önüne geçiyor musun?
Hâlâ yaşlı bir ağacın gövdesine sırtını verip sessizce dinleyebiliyor musun rüzgârı?
Hâlâ bir çocuğun kahkahası, bütün kötü haberlerden daha güçlü geliyor mu sana?

Bir şey daha soracağım.
Büyümeye değdi mi?
Uğruna vazgeçtiğin oyunlara
Unuttuğun şarkılara
Yarım bıraktığın uçurtmalara
Değdi mi?

Uzun bir sessizlikten sonra gözlerimi yere indirdim
Her şeye değmedi dedim
Öğrendiğim bir şey var.
Neymiş dedi çocuk.
İnsan bazen en uzak yolculuğu, yeniden kendine dönebilmek için yapıyormuş.
Çocuk gülümsüyor.
Avucuna küçük bir misket bırakıyor.
Al diyor.
Bunu cebinde taşı.
Ne işe yarayacak diye sordum,
Ne zaman dünyanın çok büyüdüğünü hissedersen,
Elini cebine at.
Hatırla.
Sen bir zamanlar,
Bir misketle mutlu olabilen çocuktun.
O gün öğrendim
İnsan yaş aldıkça büyümüyor.
İnsan,
İçindeki çocuğu yeniden bulabildiği kadar olgunlaşıyor.

Çocukluğumdaki ben, bugünkü beni görünce gülümsedi.
Ne sitem etti, ne de
Neden bu kadar yoruldun diye sordu.
Sessizce elimi tuttu.
Ve dedi ki
Sen erken büyüdüğün için, ben çocuk kalabildim. Bunun için sana teşekkür ederim.
O an, yıllardır taşıdığım bütün yükler bir çocuğun avucunda hafifledi.
Anladım ki,
Bazı insanlar kendi çocukluklarını yaşayamaz.
Onlar, daha çocukken evin büyüğü olurlar.
Gözyaşlarını saklarlar.
Korkularını ceplerine koyarlar.
Gülümsemeyi öğrenirler.
Ve yıllar sonra
İçlerindeki çocuk dönüp onlara şöyle der,
*Ben eksik büyümedim.
Sen beni korudun*

Bu, yalnız bir çocuğun değil çocukluğunu kardeşlerine, annesine, babasına, hayata bırakan insanların cümlesidir.

Çocukluğum bana teşekkür etti
Bir akşam, yılların içinden küçük bir çocuk çıkıp geldi.
Saçlarında rüzgâr vardı. Avuçlarında misket tozu.
Dizlerinde düşe kalka büyümenin izleri.
Karşıma oturdu.
Uzun uzun yüzüme baktı.
Sonra öyle bir cümle söyledi ki, ömrüm sustu.
Ben sana teşekkür etmeye geldim.
Şaşırdım.
Niçin diye sordum.
Gülümsedi.
Çünkü sen erken büyüdün.
Ben, senin büyümek zorunda kaldığın yerde çocuk kalabildim.
Sen korkularını içine gömdün.
Ben gökyüzüne uçurtma salabildim.
Sen geceleri sessizce ağladın.
Ben kahkahalar atabildim.
Sen omuzlarına yılları yükledin.
Ben cebime yalnızca misket koyabildim.
Bir sessizlik geçti aramızdan.
O sessizlikte, yıllardır adını koyamadığım bütün yorgunluklar yerini buldu.
Çocuk ayağa kalktı.
Elini kalbime koydu.
Şimdi sıra bende dedi.
Artık biraz ben seni koruyacağım.
Sen ömrün boyunca bana çocukluğumu verdin.
Şimdi ben sana, unuttuğun masumiyeti geri getireceğim.
Ve giderken arkasına dönüp son kez baktı.
Bir daha kendine haksızlık etme.
Sen yalnız büyümedin.
Beni de büyüttün.
İçindeki çocuğu hiç öldürmedin.
O akşam öğrendim.
İnsan bütün ömrünü, çocukluğundan duyacağı bir teşekkür cümlesi için yaşarmış.

Azra Nimet Öner

Nimet Öner
Kayıt Tarihi : 25.07.2026 12:00:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Bu şiirde beni en çok sarsan yer, aslında tek cümleydi. Sen erken büyüdüğün için ben çocuk kalabildim. Bu cümle, yalnız çocukluğa değil fedakârlığa, hayata ve insanın kendi geçmişine söylenmiş en zarif teşekkürlerden biri. Bence bu, tek başına yıllarca hatırlanacak bir dizedir. Şiirin sonuna hiçbir nokta koymak istemiyorum. Çocukluk bitmez. Sadece bazen usulca omzuna dokunur ve fısıldar Koşmayı unuttuysan yürüyelim. Ne olur, hayret etmeyi unutma. Çocukluk, geride kalan yıllar değil, insanın içinde hâlâ ışığı sönmeyen ilk evidir. İşte o evin kapısını bugün yeniden araladım Sanki çocukluğumdaki ben, bu defa karşıma oturtmuş, hesap sormuyor sadece merak ediyor. Bu dizeyi yazarken içimden sadece tek bir cümle geçti Bazı çocuklar oyuncaklarını değil, çocukluklarını kardeşlerine, ailelerine, hayata emanet ederler. Ve o çocuk, yıllar sonra büyüdüğünde, geriye dönüp kendisine sessizce teşekkür eder. Bu, insanın kendi çocukluğuna edebileceği en zarif teşekkürlerden biridir. Azra Nimet Öner

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!