Toprağın soğuğu tırmanıyor bileklerimden.
Ekmek: Bir parça yorgunluk, biraz buğday dökümü.
Güllerin sarısı "bir tebessümde" büyüyor,
Gıcırdayan sandalyenin geometrisini gitgellerimle ölçüyorum,
Eski romanlar okuyup yine kendimi heceliyorum.
Sancılarım arttıkça ağaçlardaki yaprakları sayıyorum:
Bir, iki, üç...
Çaresizlik değil bu; bir dışa vurum.
Mavi gökyüzü, buluttan tarlalarla sürülmüş özenesi uzaklık...
Sandığımda sakladığım hayaller: Pas lekesi.
Sevgilinin yüzünden dökülen o tebessüm, tek mazeretim.
Lambayı üflüyorum; odam karanlık, hayalle bitmiyor yalnızlık,
Sessizlik: Yaşanmamış bir ömrün gürültüsü.
Her gece yatağımda bir avare uyuyor,
Kendi içindeki kavgadan dışarıya sızan bir sıkıntıyım ben.
"İyiyim" diyorum dünyaya,
Kocaman bir yalanla dürüstleşerek.
Sonra; "Çıkınız benden lütfen!" diye sesleniyor içim;
Bu sandalye, bu masa ve bu pas lekesi bana yeter.
Bak;
Demir ağlıyor,
Sandığımda saklı pas;
**Ruhumda iç sızıntısı.**
Kayıt Tarihi : 23.03.2026 15:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!