Ey Saliha, sen nâmusun cevherisin,
İffetin göğsünde yandıkça güneş doğar.
Ahlâkınla ör de ört üstünü zamânın,
Bir nesil seninle yeniden var olur, bağrında bahar.
Sümeyra’m, susma, hakikati dile getir,
Evvel zaman içinde bir kıyam durmuş,
Gök kubbe titremiş, yer dağla yarmış.
At binmiş aslana, kılıçla varmış,
İslamsız Türk olmaz, unutma bunu!
Ey gaflet uykusunda yatan,
Rahatı ibadet bilen, konforla donatan!
Kınamakla mı döner hakikat terazisi?
Zalime sessiz, mazluma duyarsız kişi!
Ebabilleri bekleyen biz zavallılar,
Bir harf kadar sade,
Bir çığlık kadar derin.
Bir çocuk ağlaması yankılanır yüreğimin ortasında,
Her gözümü kapattığımda bir mezar açılır içimde.
Ey sokakları enkaz, evleri mezar olan şehir!
Ey dil, sakın hevâya verip izzetin satma,
Bir secdeye değişme cihânın bütün tâcın.
Hak nûruyla dirilmiş gönüller tükenmez hiç,
Fânî hevesle solmaz ezelden açan bâğın.
Çanakkale’nin siperlerinde, vatan toprakta,
Gözyaşıyla karıştı, kahraman kan akmakta.
Bir millet destan yazdı o gün, yüreklerde,
Hürriyetin adını, kazıdı ta yücelerde.
15 Temmuz gecesi, karanlığa direndi,
Ey gönül! Kasvet ile bağlama ikbâlini,
Şeb ne kadar tûl olsa seher vaktini doğurur.
Bir nefha-i Rahmân ile titrer cümle cihân,
Kibri göğe yükseleni bir lahzada savurur.
Çatlasa gök kubbeye fitnenin paslı sesi,
Kök salmış bir çınarın gölgesinde yürürüz.
Yel alır kuru yaprağı, kökü sökemez asla,
Asırların duasıyla dimdik yine dururuz.
Ey toprak!
Üstünde yürüyen her adım bir yemindir sana,
Her secde alnında bir nişan,
Her şehit gövdesinde bir bayraksın.
Ve biz…
Seninle doğarız, seninle ölürüz,
Gazze’nin bağrında bir yiğit doğdu,
Zulme karşı dimdik, eğilmeden durdu.
Yahya Sinvar’dı adı, direnişin sesi,
Mazlumun umudu, zalimin korkusu, nefesi.
Zırh değil, kefen giydi her sabah,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!