Ey dil, sakın hevâya verip izzetin satma,
Bir secdeye değişme cihânın bütün tâcın.
Hak nûruyla dirilmiş gönüller tükenmez hiç,
Fânî hevesle solmaz ezelden açan bâğın.
Her kim ki zulmü sanır ebedî bir saltanat,
Bir âh-ı mazlûmun önünde olur perîşân.
Mîzân-ı adl kurulur vakti eriştiğinde,
Hükmü veren Hâkim'dir, değildir beşer fermân.
Rüzgâr savurur nice serkeşin debdebesin,
Lâkin kökü duâyla yoğrulmuş ulu çınar;
Bir dalı Kaf Dağı'na, bir dalı Arş'a değer,
Asırlar eğilse de eğilmez o bahtiyar.
Ne gam eğer ufukta çoğalsa siyah duman,
Seher yine doğacaktır Hakk'ın emriyle bir gün.
Bir kandile benzemez bu milletin îmânı,
Bin fırtına söndürmez ezelden yanan o ün.
Târîh bir emânettir evlâd-ı vatana hep,
Her sayfası şehîdin mübârek alın teri.
Bir harfi kanla yazmış ecdâdın irfânı var,
Silmez onu zamânın ne seli ne de yeli.
Ey nâmı hürriyetle beraber okunan yurt!
Toprağın her zerresi bir kutlu ahde şâhid.
Zincîr vurulmaz aslâ îmânla yürüyene,
Hür doğan er kişiye esâret olur vâhid.
Şan isterse cihânda kibir ehli ordular,
Bir hak nefesi yeter yıkılmaya surlarına.
Zîrâ zafer, çoklukta değildir hiçbir zaman;
Lütf-u İlâhî iner sâdık olan kullarına.
Gel, kalbini metîn kıl; ümitsizliğe düşme.
Her gecenin koynunda bir fecr-i ümîd saklı.
Mâdem ki Rabb-i Âlem bizimle beraberdir,
Mağlûb olur sonunda bâtıl, galip olur Hak.
Kayıt Tarihi : 22.07.2026 21:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!