Zambaklardan güzeli var mı, dersin,
Bahçeme en narin çiçekleri dikersin.
Yağmuru bahane edip seninle ağlarım,
Begonvilleri koparır, saçına bağlarım.
Ellerime güllerini tutuşturur gidersin,
Kırdığın kalbin bedelini elbet ödersin.
Her sözüne bir yara gizliyorum içimde,
Hangi düş gerçek diye fısıldar biçimde.
Kayıt Tarihi : 15.05.2022 22:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiir, zambakların en beyazı gibi başlayan bir sevdanın, begonvillerin solduğu bir vedaya dönüşmesini anlatmaz yalnızca; aynı zamanda, bir insan kalbinin kaç kere kırılabileceğini ve buna rağmen hâlâ nasıl çiçek açabileceğini sorar. Burada çiçekler susar, rüzgârlar konuşur. Ayna yoktur ama iz vardır. Ve her iz, bir yitirişin yansımasıdır. Dizelerle örülmüş bu bahçede, her çiçek bir hatıradır. Kimisi saçlara bağlanmış bir anı, kimisi sessizce toprağa düşmüş bir pişmanlık. Ve o bahçede tek başına yürüyen biri vardır — elinde kırık güller, gözlerinde sönmemiş yağmurlar, kalbinde ise, bir zamanlar “aşk” denen ve artık “hatıra” diye anılan o şeyin ağırlığı. Bu şiir, bir sevdayı değil, bir sevdanın kırık hatırasını anlatır. Ve bazı hatıralar vardır ki, onları unutmak, ancak ölüme benzer bir suskunlukla mümkündür.



