Arjantin bağından koptu bir rüzgar,
Astımla boğuşan o hırçın beden.
İçinde parlayan asil bir kor var,
Geçti insanlığın yoksul yerinden.
Ragbi sahasında kükreyen aslan,
Yüreği yaralı cüzam elinde.
Motosiklet üstünde yollara yaslan,
Gördüğü çileler kaldı dilinde.
Guatemala ufkunda darbe olunca,
İnancı keskinleşti, fikri netleşti.
Meksika yurdunda Castro bulunca,
Gönlü devrimlerin safına geçti.
"Hey birader" diyen bir avaz halkı,
"Che" ismiyle sardı bütün cihanı.
Granma yatıyla gemiler kalkı,
Zulümle titretti tahtı kuranı.
Sierra dağında çaktı bir şimşek,
Doktorluk yerini kurşuna verdi.
Sırtında çantası, kalbinde fişek,
Mazlumun önüne göğsünü gerdi.
Comandante oldu, şanlı komutan,
Santa Clara’da o treni bastı.
Yıkıldı diktatör, kurtuldu vatan,
Özgürlük Küba’da bayraktı, astı.
Bakanlık koltuğu, paranın başı,
Asla eğemedi o dik başını.
Tarlalarda döktü amele yaşı,
Halka feda etti her bir işini.
Veda mektubunu yazıp gizlice,
Yollara koyuldu dünya uğruna.
Bolivya dağında puslu bir gece,
Yürüdü emperyal gücün bağrına.
La Higuera köyü, bir okul damı,
Korkak infazcıya dikti gözünü.
Bitirdi yiğitçe dünyada gamı,
Ölümle mühürledi her bir sözünü.
Kocapırım der ki, sönmez bu harlar,
Fırtına ömürler unutulur mu?
Yüce dağ başında erise karlar,
Yiğidin destanı hiç susulur mu?
Ömer tarım
9 haziran 2026
Kayıt Tarihi : 9.06.2026 20:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!