Kahr-ı Keder
Kağıt dünyasıdır, kalemse yurdu
Yazmakla biter mi şairin derdi?
Bir tebessüm ile sona mı erdi
Dünyanın bu kahr-ı kederi sandın?
Hasretle kaynıyor gurbetin aşı,
Yağmurla yarışır gözlerin yaşı,
Bir lokma ekmek le geçim savaşı,
Ayırdı yurdumdan el etti beni.
Yaşantı ızdırap, ömür derbeder,
Şimdiden içime bir hüzün çöktü
Gözlerimin yaşı içime aktı
Bu gün sevdiceğim gurbete çıktı
Çabuk dön yollara baktırmaya sın
Yolun açık olsun git güle güle
Gönlümün kuşunu daldan uçurdum
Ahu gözlü yarı elden kaçırdım
Bu sene baharı sensiz geçirdim
Yaz bahar ayları kış oldu bana.
Bu sevdanın ağır oldu bedeli
Gizemli Kutu
İştahı kabarmış tüm arzuların,
Sanki bedenimi yutacak gibi.
Ayarı bozulmuş durgun suların,
Her an bir fırtına çıkacak gibi.
Gönül kuşum konmuş nergis dalına,
Baygın bakışına tatlı diline,
Üşüyen kalbimi verdim eline,
Yüreği ateşli, közlü sevgilim.
Saldın içerime bir ateş, yakar,
Leyli
Bir leyli dolaşır gül şen bağımda,
Şamamada nokta bene vuruldum.
Duruldum çağlayan aşk ırmağında,
Gönlümün sultanı sana vuruldum.
Yollar uzun dağlar girmiş araya
Sen gelmezsen beni aldır oraya
Sil terini merhem olsun yaraya
Sürde ızdıraptan kurtar leyli can
Çiçekler döşerim uzak yoluna
Mağrur Ceset
Bir gün gelen bir gün göçüp gidecek,
Azrail kapıyı çaldığı zaman.
O malum şerbetini içip gidecek,
Kadehler ecele dolduğu zaman.
Mağrur Kız
Kibir in ne hale koymuş,
Kervan geçmez yola koymuş,
Bir dikenli dala koymuş,
Tepeden bakıp durursun.




-
Cevdet Altay
Tüm YorumlarTeşekkür ederim Necibe hanım.Sağolun varolun.