Cevapsız Sorular Şiiri - Halil Kumcu

Halil Kumcu
674

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Cevapsız Sorular

Yüreğine hiç güneş dokundu mu sahiden?
Ne kaldı geriye, o devasa hiçten avuçlarında?
Secdede sakladığın o gizli selam ve dua;
Toprağa ekilerek dertlendi, ta doğduğunda.

Öldürebildin mi ruhunu, bin pişmanlık içinde?
Düşler, düşlerin içinde; dün bir, bugün ise iki...
Hangi cinayet silinmeden yazılır o büyük deftere?
Sahi, ateşin kokusu kemiklere öylece siner mi ki?

Gönül; açılan bir el, bükülen bir yorgun boyun;
Bütün vahlar, kendi dilsiz güçsüzlüğünde yandı.
Dört bir yanında o kırık dil artık büsbütün suskun;
İsmin, ismime kurumuş bir gülle, kan renginde yazıldı.

Cevapsız sorular, ömrün bu amansız gün dönümünde;
Sızım sızım sızlayan o kimsesiz kalp, buz gibi üşüdü.
Güneş son kez doğdu hüzünle bekleyen bülbüle;
Bir ince çizgide bir kul, beyaz bir örtüye büründü.

Ne bir ses bekler bu ruh, ne de bir teselli,
Anladım; gidenlerin dönmeyeceği ezelden belli.
Dursun zaman, kapansın bu cevapsız eski defter;
Bir beyaz örtü sardı ruhu, artık her şey hayali.

Şiirden geriye kalan satırlar:

•Gönül, açılan el kadar kırılgandır.
•İçindeki boşluk, bazen kelimelerden daha çok konuşur.
•Pişmanlık, gecenin en karanlık köşesinde bekler.
•Yalnızlık, cevapsız soruların en sadık arkadaşıdır.
•Zaman, soruları çoğaltır; cevapları ise eritir.

6 Kasım 2020 / Cuma / Ankara

Halil Kumcu
Kayıt Tarihi : 14.02.2025 17:09:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


"Yürekteki cevapsız sorular, ruhun derinliklerine bir yolculuktur; her adım, bir başka anlamı keşfeder."

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!