.
.
.
Aşk,şiirsel bir mısra içine düşmüş efsunlu bir söz değildir.
Aşk'ın varlığına inananlar,hülya kapısını yüreğinde açmış meczuplardır.
habersizce düştü göğün karanlık yanından feryatlar üstüne
sessizliği yırtıncaya kadar bekledi onursuz !
b'akamadı salyası//
alışkanlı bir fırka-i kadim mensubiyeti idi faili
yardım../
güneşten yapılmış giz ışık
bir damla anlamlandırmak bilmediğin ıssızlığı
us'un yoksul hâli çocuktur
çocuklar sa zenginliğin tözü
şarkılar detone,
sersem bir lodos diline yapışıyor saçları son fasılın
ve son nefesinde umut yutkunuyor aşk kuytuları
gözlerim sıradan bir kalemci neferi
düşünmenin cazibesinde
bitmeyen düşler kuruyorum
karar vermek sonlanmak
bitirmek sonsuz düz çizgiyi
yazacağım cümlecikler 'anlamlanıp' şiir olmak ister mi
tırnak içinde boştur kelâm..
ey okuyucu ! sen mânâ katacaksın eleştirinle
kendini tanımak kendini bilmek önemli mi suali-değerlidir
olasılığın geçtiği yerde bir avuç kuş yemi
içimin cem'i boşalmış tenhaydı ulu bahçe
marjinal dağlarıma kar düştü düşecek
tükenik umudu yanımda tuttum yaranamadım
canım çıktı ölmekten
güz bulutu gibiydiniz
kasvetin di/li saçağı buz
nem içi hitapta güçsüz bir hafız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!