yaşadığı varsayılan canlılar kurbanıyım
hem kölesiyim gündüz gözüyle
feryat figanım mutluluktan
yılları yıldırdık tekrarlı deneyimlerde
ikrahlık geldi mitomani şehvetinden
sıtkım sıyrıldı âlemi bühtandan
derin bir utanç girdabı vakumladı hislerimi
diz çökmüşüm istemsizce
bana ait duvarlar dibinde kalabalık bir benlik arayışı var
bildiğim bir şey vardı
heyecan askısından düşerken tutunduğum saçların
eski zaman çırası yanarken susardı köşe başı kandilleri
sevda diye götürdükleri kuş misali masallardı//
elden düşüyor aklın fırçaları
fikirsel tablonun çaresizliğine
sözün bittiği yer imzasız
göğün mavisi yırtılmış tuvalde
kara bir deniz ötesiydi saçlarına gül takılı resmi
mavisine nem düşmüş gözlerinin
kirpiğinde kar tanesi
,,
hayalimin gölgesine karıştı yüreğinin sesleri
tutamadım kirpiğinden b/akan ilhâmları
özlemek ; istemsizce atılan sessiz bir çığlık
bir avuç kelime döktü masamın üzerine peri kıyafetli esinlerin ruhu
ürpertiye yaslandım
bedenime tutundu kırık sandalye ve ılık sema'ver
dem ışığı sızıyordu bardağın ince belinden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!