Sandım ki o ay yüzlü güzel güldü de içten
Fetheyledi şiirim ebediyyen onu içten
Kalbim gülüşüyleydi gelip şevke konuştu
Tut tez ve hemen çek beni ver sen şu kafesten
Tuttur bir türkü
Uzanan yolda yürü
Anlamaz hâlinden sürü
Gamını git sen dağlara aç
Vakitlice, Bişkek'te, bir genç kadın,
Dedi: görülüyor ıstırap ve ihtirasın.
Yüzünün hatlarına yansımış acın;
Kim bilir ne çeşit bir imtihandasın...
Dedim: bir güzel sevdim tam geçen yıl,
Bir savaş meydanının,
En kanlı yeri gibi, gözlerin;
Orada birçok ölü yatıyor,
Düşmüşler, birbirlerinin üzerlerine...
En doruk noktasında düşmüşler, savaşın;
"Vurduk, geçti, gitti geri,
Çepni Serhat döndü geri.",
Dersiniz siz, şimdi beni,
Hâkir görür, horlarsınız.
İnsan, taşır; öç, bağrında,
Tesiri yok süslü sözün
Vurur ay gece, arasından tülün
Yârın bende açtığı yarayı
Kapatacaktır elbet bir gün;
Ölüm.
Yüz türlü yerde, aradın muhabbet,
Seni kullanana, dedin: İnsaf et!
Hadi şimdi, burada, itiraf et!
Korkma, sen utançlı bile kalmazsın.
Kalmış mı senin haysiyetin, arın?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!