Жалаалар,
"Эм"и жок көп жаралар;
Ачышыптыр, боорумда:
Дарылангыс жаралар...
Жанымды кыйнады го,
Çepni Serhat'ım, yok, dalavereye gelmezim!
Riyâkârlık edeni, evet, zinhar sevmezim!
Tek; candan, yürekten, içten olanı bilirim:
Mayamda kaypak olanı desteklemek yoktur.
Çizelim bir yol ve de çıkalım biz hudutlardan
Uzasın konak yerimiz hemen şimdi buralardan
Düşelim yine yeni yollara biz tümüyle ümitvari,
Yeniden yollara düşelim, ardımıza bakmadan!
Onların akıllarına düşer mi anılarımızın aksi?
Seni dün Engürü Sokağı’ndan aradım.
Engürü Sokağı’nda aradım.
O kal’aya ise bilmiyorum,
kaç kerre çıkıp,
çıkıp,
baktım:
Sana,
Seni,
Hatırlatır;
Dem, bu ân.
Beni esas şimdi keşfediyor,
Giderken Demir'e, Ruy González de Clavijo,
Bahsetti şanlı Arzemir'den.
Hele Trabzon sarayında Panaret,
Demedi mi ki karşı tepelerden,
Yarı göçebe Türkler peşi sıra geliyor!
Gönlüm, sensiz, ağrıyor âh her dem...
Ben, seni, âh şimdi, yitirdim mi elden?..
Âh, gönlüm, sızlıyor be güzelim!..
Heyhat! Bu herif, sen üçün öldü, bilsen...
Gençliktir, görülüyor, pek çok efsunlu rûya.
Kanılıyor, peşinden: aşılıyor yollar, tâ,
Altı bin dört yüz kilometreyi teperekten,
Hazar'ı, Aral'ı, "Aydar Köl"ü geçerekten.
Kadim Kırgız bozüyü önünde mağrur şimdi,
Bağdaş kurmuş, oturursun, adeta ebedî
Hâmisiyim Türkçülüğün hem hâmesiyim
Ser verip haddini terketmez bekçisiyim
Bendesiyim Türklüğün ve efgendesiyim
Nev'i şahsına münhasır hem şairiyim
29 Eylül 2025, Ankara.
Ey gönlü şimdilerde yanan, ateş pahası!
Ağla, koş delice, ölesiye sürün, yıpran!
Sök saflığını, hele iyi niyetini at aklından,
Bu acun senin kadar temiz değildir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!