I.
Yaş kezinden, son demine,
Nihâl, avcı bir kuş idi.
Yırtıcısından olmakla,
Pençeleri kanlı idi.
SOLUĞUM KESİLDİ:
Babasız kızların bulunduğu bir ara mahalle;
Olsa gerek, ve durup durup da irkiliyorum.
Az önce, tavuklu pilav gömerken, içinde;
Rüya gibi bir ânın, Dariğa zannediyorum:
Sarı saçlı, yassı suratlı, garson bir kızı.
I.
İşittiğime göre, bundan yıllar sonra,
Kalacakmışsın sen, sular altında.
Ey Trabzon'um, ey güzel şehrim,
Ben yiteceğim, bari sen kal acunda...
Жүрдү бир жыл күйгүзүп,
Иттей болуп, өлгүзүп.
Жалгыз ойлор жүргүзүп:
Калды, Серхет - жетбептир.
40 Kılıç, cümle Türk düşmanına yetermiş!
Bunu tarih de zaten hep gösteregelmiş!
Ve her şey, yine, yeniden tekerrür ediyor:
Türk’ün düşmanları, yine 40 Kılıç’tan ürküyor!
Temizlenmesi gereken, devlet kademelerinden:
Geldim anam rahminden,
Şu çirkefçe dünyaya.
Atamadım üstümden,
Ben; suçumu, suçumu…
“Nedir?” diye soranlar,
Çubuk'ta, cami kubbesinde var bir leylek,
Vakfıkebir'de, deniz üstünde uçar bir martı.
Güneş altında gömerken tarlaya gömlek,
Çepni Serhat, birden, soluğu Trabzon'da aldı.
Yazarak, seni büyütüyorum içimde yalnız.
Yürürken yazarım ben, genelde:
Seni yazarım, ondandır "Naçar" adım;
Ulaşamayacağım, bunu bildiğimden yalnız,
Naçar Şair'dir adım.
Ne biçim ne kâfiye ne de ahenk kaldı,
Ne yazmakta ne okumakta bir lezzet kaldı.
Sustu perişteler, bitti muhabbet bağırda,
Akıl, yüreksiz pek yarım ve eksik kaldı.
Түсінбесе түсінбесін, сенбесін.
Жұрт қолдамай қорласын, түк сүймесін.
Мен көніппін қыпқызыл жалаларға,
Ақындық тағдыры бұл деп өтермін.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!